Depresyon ve Duygudurum Bozuklukları

Depresyon bir karakter zayıflığı değil, tedavi edilebilen bir hastalıktır. Doğru tanı ve doğru planla çoğu kişi belirgin biçimde düzelir; iş, yaşamı daraltmadan önce başvurmakta.

Yaşam boyu sıklık
Kadınlarda yaklaşık her beş, erkeklerde her on kişiden biri
Tanı ölçütü
En az 5 belirti, en az 2 hafta, işlevsellikte bozulma
Sık eşlik edenler
Kaygı bozuklukları, uykusuzluk, açıklanamayan bedensel ağrılar
Ayırıcı tanı
Tiroid, B12, uyku apnesi, yas ve bipolar bozukluk dışlanır

Depresyon nedir, üzüntüden nasıl ayrılır?

Herkes üzülür. İşten çıkarılan biri haftalarca kendini kötü hisseder, bir kayıp aylarca canını yakar. Bunlar depresyon değildir; yaşamın kendisidir. Depresyonda farklı olan şey, çökkünlüğün olayla orantısız hale gelmesi, günün büyük bölümünü kaplaması ve en az iki hafta boyunca hemen her gün sürmesidir. Bir de şu vardır: üzgün insan sevdiği bir şeyle karşılaşınca kısa süreliğine de olsa gülümser. Depresyondaki kişi gülümseyemez; eskiden zevk aldığı şeyler tat vermez. Hekimlerin anhedoni dediği bu belirti, depresyonun en ayırt edici izidir.

Dünya Sağlık Örgütü depresyonu dünyada yeti yitimine en çok yol açan hastalıklar arasında sayar; 280 milyondan fazla insan bu tabloyla yaşıyor. Türkiye'de yapılan toplum taramalarında yetişkinlerin yaklaşık yüzde onu son bir yıl içinde bir depresyon dönemi geçirmiştir ve bunların yarısından azı tedaviye başvurur. Yani muayenehaneye gelen kişi azınlıktadır; sorunu olan değil.

Depresyonun tek bir nedeni yoktur ve "neden ben?" sorusunun kısa bir cevabı da yoktur. Kalıtım tek başına belirleyici değildir; birinci derece akrabasında depresyon olan kişide risk iki üç kat artar, hepsi bu. Uzun süren stres, uykusuzluk, tiroid gibi bedensel hastalıklar, doğum sonrası dönem, kayıplar ve kişinin kendine ilişkin katı inançları bir araya gelince tablo oluşur. Beyindeki serotonin, noradrenalin ve dopamin sistemlerindeki değişim bu sürecin sonucudur; ilaç tedavisinin etki ettiği yer burasıdır.

ÖzellikÜzüntüDepresyon
TetikleyiciBelirli bir olay vardırOlabilir de olmayabilir de; olayla orantısızdır
SeyirDalgalanır, iyi günler vardırGünün çoğunda, hemen her gün, iki haftadan uzun
Zevk almaKısa süreliğine korunurBelirgin biçimde azalır ya da kaybolur
Öz değerKorunurDeğersizlik, orantısız suçluluk
BedenKısa süreli iştah ve uyku değişimiKalıcı uyku, iştah, enerji değişimi, ağrılar
İşlevsellikSürdürülürİş, okul ya da ilişkilerde belirgin bozulma

Belirtiler: bedende, zihinde ve günlük yaşamda

Tanı için hekimin aradığı çerçeve bellidir: çökkün duygudurum ya da ilgi kaybından en az biri, toplamda en az beş belirti, iki haftadan uzun süre. Ama belirtiler ders kitabındaki gibi gelmez. Bazı hastalar sürekli ağlamaktan yakınır, bazıları hiçbir şey hissedememekten. Kimi on saat uyuyup yorgun kalkar, kimi sabaha karşı dörtte uyanıp bir daha dalamaz.

Zihinde olanlar şöyle sıralanabilir: umutsuzluk, olaylarla orantısız suçluluk, "herkese yüküm" düşüncesi, geçmişteki küçük hataların sürekli zihne gelmesi, karar verememe, okuduğunu akılda tutamama. Bedende olanlar ise iştah ve kilonun değişmesi, uykunun bozulması, açıklanamayan yorgunluk, hareketlerde yavaşlama ya da tam tersi yerinde duramama. Baş ağrısı, sırt ağrısı ve sindirim yakınmaları yüzünden önce dahiliyeye giden, tetkikleri temiz çıkınca psikiyatriye yönlendirilen hasta sayısı hiç az değildir; depresyon çoğu zaman bedenle konuşur.

Bir de görünmeyen belirti var. Ölüm düşünceleri. "Keşke uyanmasam", "olmasam daha iyi olurdu" gibi düşünceler üzüntüde görülmez; depresyonda ise hastaların önemli bir bölümünde vardır ve çoğu bunu sorulmadan söylemez. Bu yüzden herkese sorulur. Sorulması hastanın durumuyla ilgili bir yargı değildir; muayenenin parçasıdır.

Belirtiler yaşa ve cinsiyete göre de değişir. Yaşlılarda unutkanlık ve bedensel yakınmalar ağır basar; depresyon demans sanılabilir ve bu tabloya "yalancı demans" denir. Ergenlerde çökkünlükten çok sinirlilik, okul başarısında düşüş ve içe kapanma görülür. Erkeklerde öfke, alkol ve riskli davranışlar depresyonu maskeler; erkek hastalar muayenehaneye çoğunlukla eşlerinin ısrarıyla ve depresyon için değil, uykusuzluk ya da "sinirlerim bozuk" diye gelir.

İlgili yazı
Depresyon mu, kötü bir dönem mi? Ayırt eden yedi işaret
Depresyon belirtileri ile geçici üzüntüyü ayıran yedi işaret: süre, ilgi kaybı, uyku ve iştah, bedensel yakınmalar, suçluluk, işlevsellik ve ölüm düşünceleri.

Depresyonun türleri ve neden ayrımın önemi var

Majör depresyon en bilinen biçimdir: belirgin bir dönem, iki haftadan uzun, işlevselliği bozan. Distimi ise daha sinsidir. Belirtiler hafiftir ama en az iki yıl sürer; kişi "ben zaten hep böyleyim, karakterim bu" diye kanıksar ve hiç başvurmaz. Oysa distimi de tedaviye yanıt verir; hastalar ilk kez "normal" hissetmenin nasıl bir şey olduğunu tedaviden sonra öğrenir.

Mevsimsel depresyon sonbaharda başlar, kışın ağırlaşır, ilkbaharda kendiliğinden hafifler. Aşırı uyku, tatlı isteği ve kilo artışı eşlik eder. Sabah parlak ışık tedavisi ve zamanlaması doğru yapılan ilaç tedavisi bu tabloda özellikle etkilidir.

En dikkat edilmesi gereken ayrım bipolar bozukluk içindeki depresyondur. Şöyle düşünün: geçmişte birkaç gün ya da hafta süren, az uyuduğu halde enerjisi taşan, çok konuşan, harcamaları artan, büyük planlar yapan bir dönem yaşadıysanız bu bir ipucudur. Bipolar depresyonda tek başına antidepresan taşkınlık dönemini tetikleyebilir; tedavi planı tamamen değişir ve duygudurum düzenleyici ilaçlar devreye girer. İlk görüşmede bu dönemlerin ısrarla sorulmasının nedeni budur.

Psikotik özellikli depresyonda gerçekle bağını yitiren suçluluk ya da yoksulluk inançları görülür ve bu tablo daha yakın izlem gerektirir. Doğum sonrası depresyon ile adet döngüsüne bağlı duygudurum değişimleri ayrı bir sayfada ele alındı: gebelik, doğum sonrası ve menopoz.

TürAyırt edici özellik
Majör depresyonBelirgin dönem, iki haftadan uzun
DistimiHafif ama iki yıldan uzun süren çökkünlük
MevsimselSonbahar ve kış başlangıcı, aşırı uyku
Bipolar depresyonGeçmişte taşkınlık ya da hipomani dönemi
Psikotik özellikliGerçek dışı suçluluk, yoksulluk inançları

Ayırıcı tanı: depresyona benzeyen durumlar

Tiroid bezinin az çalışması yorgunluk, kilo alma, yavaşlama ve çökkünlük yapar; depresyondan ayırt etmek tahlil olmadan güçtür. B12 ve D vitamini eksikliği, kansızlık, uyku apnesi, bazı tansiyon ilaçları ve kortizon benzer tablolar yaratır. Bu yüzden ilk değerlendirmede birkaç tahlil istenir; amaç depresyonu tahlille bulmak değil, depresyon gibi görünen bedensel nedenleri dışlamaktır.

Yas ile depresyonun ayrımı da hekimin gündemindedir. Yasta acı kaybedilen kişiye odaklıdır ve dalgalar halinde gelir; aralarda güzel anılarla gülümsenebilir. Depresyonda ise değersizlik kişinin kendisine yönelir ve hiçbir şey tat vermez. İkisi bir arada da bulunur ve o zaman depresyonun tedavisi yasın akışını kolaylaştırır. Tükenmişlik sendromu işle sınırlı bir bitkinliktir; iş dışında keyif alınabiliyorsa depresyon değildir. Ne var ki tedavisiz tükenmişlik, depresyona giden en kısa yollardan biridir.

Benzer durumAyırt eden ipucuNasıl dışlanır
Tiroid yetmezliğiÜşüme, kabızlık, cilt kuruluğu, kilo almaTSH ve serbest T4 tahlili
B12 eksikliğiUyuşma, unutkanlık, dilde yanmaB12 düzeyi, kan sayımı
Uyku apnesiHorlama, gündüz uykululuk, sabah baş ağrısıUyku laboratuvarı
YasAcı kaybedilen kişiye odaklı, öz değer korunurGörüşme; süre ve içerik
Bipolar bozuklukGeçmişte taşkınlık dönemiAyrıntılı öykü, yakın bilgisi
Tükenmişlikİşle sınırlı, iş dışında keyif alınırGörüşme

Muayenehanede tanı nasıl konur?

Kan tahlili yok, film yok. Depresyon tanısı ayrıntılı bir görüşmeyle konur; ilk görüşme bu yüzden 45 dakika ile bir saat sürer. Belirtilerin ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği, daha önce benzer dönemler olup olmadığı, ailede psikiyatrik hastalık öyküsü, kullanılan ilaçlar, alkol ve uyku düzeni konuşulur. PHQ-9 ya da Beck Depresyon Ölçeği şiddeti sayıya döker; tanı koymaz ama tedavi boyunca ilerlemeyi izlemeye yarar.

Gerekirse tiroid işlevleri, B12, D vitamini ve kan sayımı istenir. Görüşmenin sonunda olası tanı ve seçenekler size açıkça anlatılır. Kararı birlikte verirsiniz; "ilaç istemiyorum" cümlesi görüşmeyi bitirmez, seçenekleri değiştirir.

Tedavi: ilaç, psikoterapi ve ikisinin birlikte kullanımı

Antidepresanlar hakkında bilinmesi gerekenler

Bugün yaygın kullanılan antidepresanlar serotonin ve noradrenalin sistemine etki eder. Bağımlılık yapmazlar, kişiliği değiştirmezler, "uyuşturmazlar". İlk iki hafta yan etkilerin görülüp yararın henüz başlamadığı zor bir dönemdir; mide bulantısı, baş ağrısı ve uykuda geçici değişim en sık yan etkilerdir ve çoğu on gün içinde söner. Sabır gerekir. Yarar haftalar içinde belirginleşir; önce uyku ve iştah düzelir, enerji ardından gelir, çökkünlük en son kalkar.

Belirtiler tamamen düzeldikten sonra ilaç bir süre daha sürdürülür; süreye hekim karar verir. Bu dönem atlanırsa yineleme olasılığı belirgin biçimde artar. Bırakma, hekim kontrolünde ve doz azaltılarak yapılır; birden kesmek baş dönmesi, bulantı ve huzursuzlukla giden kesilme belirtilerine yol açar. İkinci ya da üçüncü depresyon dönemini yaşayanlarda koruyucu olarak daha uzun kullanım gündeme gelir.

Psikoterapi

Bilişsel davranışçı terapi, depresyonu besleyen düşünce kalıplarını ("hiçbir şeyi beceremem") ve geri çekilme davranışını hedefler; süreli ve yapılandırılmıştır. Kişilerarası terapi, ilişki çatışmaları ve rol değişimlerine odaklanır. Hafif ve orta şiddette depresyonda psikoterapi tek başına ilaç kadar etkilidir. Orta ve ağır depresyonda ise ilaçla terapinin birlikte kullanılması, ikisinin tek başına kullanımından daha iyi sonuç verir; ilaç belirtileri düşürür, terapi yinelemeyi önler.

Yaşam düzeni ve dirençli depresyon

Haftada üç gün otuz dakika tempolu yürüyüşün hafif depresyonda ilaca yakın etki gösterdiği kontrollü çalışmalarda gösterilmiştir; bunu tedavinin yerine değil, yanına koymak gerekir. Düzenli uyku saati, sabah gün ışığı ve alkolden uzak durmak tedavinin etkisini artırır. İki uygun ilaç denemesine rağmen düzelmeyen depresyona dirençli depresyon denir; ilaç değişimi, güçlendirici ilaç eklenmesi ve başka yöntemler değerlendirilir. "Bende hiçbir şey işe yaramıyor" cümlesi çoğu zaman henüz doğru kombinasyonun bulunmadığı anlamına gelir.

Tedavi süreci adım adım

İlk görüşmede tanı ve plan konuşulur; gerekirse tahlil istenir. İlaç başlandıysa ilk kontrolde yan etkiler ve ilk yanıt değerlendirilir, doz ayarlanır. Yanıt yeterli değilse doz artırılır ya da ilaç değiştirilir. Belirtiler düzelince kontroller seyrekleşir ve sürdürme dönemi başlar. Bırakma kararı, yeterli süre tam iyilik halinden sonra ve yaşamın görece sakin olduğu bir dönemde alınır; doz kademeli azaltılır. Bu adımların zamanlaması kişiye göre değişir ve görüşmede birlikte belirlenir.

Toparlanma düz bir çizgi değildir. İnişler olur. İyi haftaların ardından kötü bir gün gelmesi tedavinin işe yaramadığını göstermez. Uyku günlüğü tutmak, belirtileri haftalık puanlamak ve kontrol görüşmesine bunlarla gelmek süreci hızlandırır.

Yakınlar için: ne işe yarar, ne yaramaz?

Depresyondaki kişiye "kendini topla", "bak neler var şükret", "biraz gez dolaş" demek işe yaramaz; kişi zaten bunu yapamadığı için hastadır. İşe yarayan şeyler daha sıradandır. Yanında olmak. Randevuya gitmesini kolaylaştırmak, gerekirse eşlik etmek. İlaç tedavisini "sen ilaçsız da yapabilirsin" diyerek baltalamamak. Küçük hedefler koymak: bugün duş, yarın on dakika yürüyüş. Ve ölüm düşüncelerinden söz ediyorsa bunu ciddiye almak; "öyle deme" diye kapatmak yerine dinlemek ve hekime haber vermek.

Yakınların kendi yorgunluğu da gerçektir. Aylarca süren bir depresyon eşi ve aileyi tüketir; gerekirse yakınların da destek alması tedavinin parçasıdır.

Ne zaman başvurmalı?

  • İki haftadan uzun süredir çökkün hissediyor ya da hiçbir şeyden zevk alamıyorsanız
  • Uyku, iştah ve enerji belirgin biçimde değiştiyse
  • İşe gitmek, ders çalışmak ya da ev işlerini yürütmek dağ gibi görünüyorsa
  • Yakınlarınız sizde bir değişiklik fark edip endişelendiyse
  • Daha önce depresyon geçirdiniz ve tanıdık belirtiler yeniden başladıysa
  • Ölüm ya da kendinize zarar verme düşünceleri aklınıza geliyorsa; bu durumda beklemeyin

Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceniz varsa beklemeyin: 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Sık sorulan sorular

Depresyon kendiliğinden geçer mi?
Hafif bir dönem aylar içinde kendiliğinden hafifleyebilir. Sorun şurada: tedavisiz geçen her dönem, bir sonraki dönemin daha uzun ve daha ağır olma olasılığını artırır. Belirtiler iki haftayı aştıysa değerlendirme için başvurmak yerinde olur.
Antidepresan kullanırsam ömür boyu bırakamaz mıyım?
İlk depresyon döneminde ilaç, belirtiler düzeldikten sonra bir süre daha sürdürülür ve hekim kontrolünde azaltılarak bırakılır. Tekrarlayan dönemleri olan bazı hastalarda koruyucu kullanım daha uzun tutulur. Karar takvime değil, seyre göre birlikte verilir.
İlaç mı psikoterapi mi?
Hafif depresyonda ikisi benzer sonuç verir ve tercih sizindir. Orta ve ağır depresyonda ilaç tedavisi çoğunlukla gerekir; terapiyle birleştirildiğinde sonuç daha kalıcı olur.
Antidepresan kişiliğimi değiştirir mi?
Değiştirmez. Hastaların çoğu tedaviden sonra "eski halime döndüm" der; ilaç sizi başkası yapmaz, hastalığın örttüğü sizi geri getirir. Duygusal küntlük yaşarsanız doz ya da ilaç değişikliğiyle çözülür.
Depresyon tanısı işime ya da ehliyetime engel olur mu?
Görüşme içeriği ve tanı hekim sır saklama yükümlülüğü altındadır; yazılı onayınız olmadan işverenle paylaşılmaz. Tedavi gören kişilerin büyük çoğunluğu iş yaşamına ara vermeden devam eder. Bazı kurumlar belirli görevler için ayrıca sağlık kurulu raporu ister; bu ayrı bir süreçtir.
Depresyon testi yaptırmak yeterli mi?
İnternetteki testler tarama amaçlıdır; yüksek puan olasılığı gösterir, tanı koymaz. Tiroid gibi benzer tablo yapan nedenler de dışlanmalıdır. Testin sonucu "başvurmalı mıyım" sorusuna cevap verir; tanıyı görüşme koyar.
Depresyon tekrarlar mı?
İlk dönemden sonra yaşam boyu yineleme olasılığı yaklaşık yarı yarıyadır; her yeni dönemle bu olasılık artar. Sürdürme tedavisini tamamlamak, psikoterapi almak ve erken belirtileri tanımayı öğrenmek yinelemeyi belirgin biçimde azaltır.

Kaynaklar

Bu sayfadaki bilgiler aşağıdaki kılavuz ve kaynaklarla uyumlu olarak hazırlanmıştır.

  1. Dünya Sağlık Örgütü, Depresyon bilgi notu (yeni sekme)
  2. NICE NG222: Yetişkinlerde depresyon, tedavi ve yönetim kılavuzu (2022) (yeni sekme)
  3. Amerikan Psikiyatri Birliği, Depresyon hasta bilgilendirme sayfası (yeni sekme)
  4. DSM-5-TR tanı ölçütleri, Amerikan Psikiyatri Birliği (yeni sekme)
  5. Türkiye Psikiyatri Derneği (yeni sekme)

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesini gerektirir. İçerik Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son inceleme: .