İlk psikiyatri görüşmesi nasıl geçer, ne sorulur?
Psikiyatri muayenesi nasıl olur? İlk görüşmede sorulan sorular, süre, tetkikler, gizlilik ve yanınızda getirmeniz gerekenler. Psikiyatriste ne zaman gidilir?
Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu
Güncelleme:
6 dk okuma
58
Psikiyatriste ilk kez gitmek, çoğu kişi için diş hekimine gitmekten daha çok kaygı yaratır. Ne soracaklar, deli mi diyecekler, hemen ilaç mı yazacaklar? Bu yazı, muayenehanedeki ilk görüşmeyi baştan sona anlatır; bilinen bir sürece girmek kaygının büyük bölümünü alır.
Bir sahne anlatayım. Bekleme odasında genç bir adam telefonunu üç kez kilitleyip açtı, sonra kapıya yöneldi. Tam o sırada adı okundu. Durdu. İçeri girdiğinde ilk cümlesi şuydu: "Aslında benim bir şeyim yok, annem ısrar etti." Kırk dakika sonra aylardır süren uykusuzluğunu, sabahları kalkamamayı ve işte yaptığı hataları anlatmış, elinde bir planla çıkıyordu. Çoğu ilk görüşme böyle başlar. "Bir şeyim yok" cümlesi, bu odaya girenlerin en sık söylediği cümledir.
Görüşmenin süresi ve ortamı
İlk görüşme sonrakilerden uzundur; genellikle 45 dakika ile bir saat arasında sürer. Kontrol görüşmeleri daha kısadır. Görüşme yalnızca hekimle, kapalı kapı arkasında yapılır; isterseniz bir yakınınızı görüşmenin bir bölümüne alabilirsiniz.
Oda sıradan bir odadır. Divan yoktur, kimse sizi yatırmaz. İki koltuk, bir masa, bir bardak su. Hekim not alır; bu notlar sizin dosyanızda kalır. Telefon sessizdedir, görüşme bölünmez. Muayenehanenin konumu ve ulaşım bilgileri için Kadıköy psikiyatri sayfasına bakabilirsiniz.
Ne sorulur?
Görüşme "sizi buraya getiren nedir?" sorusuyla açılır ve kendi cümlelerinizle anlatmanız beklenir. Ardından şunlar konuşulur:
- Yakınmalarınızın ne zaman ve nasıl başladığı, nelerin artırıp nelerin hafiflettiği
- Uyku, iştah, enerji, dikkat ve cinsel yaşam; bunlar hastalığın bedendeki izleridir
- Daha önce psikiyatrik tedavi alıp almadığınız, hangi ilaçların işe yaradığı ya da yaramadığı
- Bedensel hastalıklar ve kullandığınız tüm ilaçlar; bazı tansiyon ve hormon ilaçları psikiyatrik belirtileri taklit eder
- Ailede benzer sorunlar; kalıtım tedavi seçiminde işe yarayan bir ipucudur
- Alkol, sigara ve madde kullanımı; yargılamak için değil, tedaviyi doğru planlamak için
- İş, ilişki ve yaşam koşulları; belirtiler bir bağlamda ortaya çıkar
- Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceleri; bu soru her hastaya sorulur, size özel değildir
Her şeyi ilk görüşmede anlatmak zorunda değilsiniz. Hazır olmadığınız konuyu "buna sonra gelelim" diyerek geçebilirsiniz.
Bir şey daha. Söyledikleriniz tutarsız gelirse endişe etmeyin; ilk görüşmede öykü çoğu zaman karışık anlatılır. Tarihler karışır, bir olay unutulur, bir başkası sonradan hatırlanır. Hekimin işi bu parçaları sıraya dizmektir. Siz sadece olanı anlatırsınız. Doğru kelimeyi bulamadığınızda "nasıl söylesem bilmiyorum" demek de bir cevaptır ve çoğu zaman en dürüst olanıdır.
Sorular neden bu kadar ayrıntılı?
Psikiyatride tanı koyan bir tahlil yoktur; görüşme tahlilin kendisidir. Uykunuzun kaçta bölündüğü, iştahın sabah mı akşam mı kaçtığı, dikkatin hangi işte dağıldığı tanıyı ayırt eden ayrıntılardır. Depresyonu tiroid bozukluğundan, kaygıyı kalp çarpıntısından, dikkatsizliği uykusuzluktan ayıran şey bu küçük sorulardır. Meraktan sorulmaz. Zorunluluktan sorulur.
Yakınınızla geldiyseniz onun gözlemi de dinlenir ama son söz sizindir. "O öyle sanıyor, aslında şöyle" demekten çekinmeyin. İki anlatım arasındaki fark bile tanı için değerli bir bilgidir.
Tetkik istenir mi?
Psikiyatrik tanı için kan tahlili ya da görüntüleme gerekmez; tanı görüşmeyle konur. Ancak tiroid, B12, D vitamini ve kan sayımı gibi tahliller depresyon ve kaygıya benzer tablo yapan bedensel nedenleri dışlamak için istenebilir. Son bir yıl içinde yaptırdığınız tahlilleri getirirseniz tekrarına gerek kalmaz.
Tahlil istenmesi "bende bedensel bir hastalık var" demek değildir. Dışlama amaçlıdır. Sonuç temiz çıkarsa bu da bir bilgidir; tedavi gönül rahatlığıyla psikiyatrik tabloya yönelir.
Hemen ilaç yazılır mı?
Her görüşme ilaçla bitmez. Görüşmenin sonunda hekim olası tanıyı, tedavi seçeneklerini ve her birinin ne bekletip ne vaat ettiğini anlatır. İlaç önerildiğinde nedeni, beklenen etkisi, yan etkileri ve süresi açıkça konuşulur; karar birlikte verilir. Psikoterapi önerildiğinde yöntem ve yaklaşık görüşme sayısı söylenir.
Bazı hastalar tam tersinden korkar: "İlaç yazmazsa ciddiye almamış demektir." Bu da doğru değildir. İlaçsız izlem, psikoterapi ya da birkaç hafta sonra yeniden değerlendirme, hepsi birer tedavi kararıdır. Önerilen plan size ağır geliyorsa söyleyin. "Bunu düşünmek istiyorum" demek görüşmenin doğal bir parçasıdır ve kimse bunu direnç olarak okumaz.
Yanınızda ne getirmelisiniz?
- Kullandığınız ilaçların listesi ya da kutuları
- Varsa önceki raporlar, epikrizler ve tahlil sonuçları
- Yakınmalarınızı yazdığınız kısa bir not; görüşmede unutmayı önler
- Sormak istediğiniz sorular
Hiçbirini getiremediyseniz görüşme yine olur. Liste kolaylık içindir, şart değildir.
Gizlilik
Görüşme içeriği, tanınız ve kayıtlarınız hekim sır saklama yükümlülüğü altındadır. İşvereninize, ailenize ya da başka bir kuruma yazılı onayınız olmadan bilgi verilmez. Tek istisna, kişinin kendine ya da başkasına ciddi zarar verme riski ve mahkeme kararıdır.
Reçete gibi resmi belgeler kanunun belirlediği sistemlerde işlenir; görüşme notları bunlardan ayrıdır ve hekimde kalır. Yakınınız arayıp "nasıl gitti" diye sorarsa, siz izin vermediyseniz cevap alamaz. Bu kural, sizi getiren anne ya da eş için de geçerlidir.
Psikiyatriste ne zaman gidilir?
Uyku, iştah ya da enerji iki haftadır bozulduysa, iş ve ilişkiler zorlaşıyorsa, kaygı ya da takıntılar gününüzün önemli bir bölümünü alıyorsa değerlendirme için başvurmak yerinde olur. "Benim durumum psikiyatrist gerektirecek kadar ağır mı?" sorusunun cevabını görüşme verir; erken başvuru tedaviyi kısaltır.
Kendi durumunuzu tartmak için
Şimdi size bir soru. Son iki haftada aşağıdakilerden kaçı sizin için geçerli?
- Uykuya dalmak ya da uykuyu sürdürmek çoğu gece sorun oluyor.
- Eskiden keyif aldığınız şeyler artık bir şey hissettirmiyor.
- Sabahları yataktan kalkmak bir mücadeleye dönüştü.
- Kaygı ya da takıntılı düşünceler günün büyük kısmını alıyor.
- Yakınlarınız "sen değişmişsin" demeye başladı.
- İşte ya da okulda eskiden kolayca yaptığınız işlerde hata yapıyorsunuz.
- Alkolü ya da uyku ilacını "idare etmek" için kullanıyorsunuz.
- Yaşamanın anlamsız olduğunu düşünüyorsunuz.
İkisi ya da daha fazlası iki haftadır sürüyorsa görüşme için yeterli nedeniniz var. Sonuncusu tek başına yeter ve beklemeyi gerektirmez. Hiçbiri yoksa ama yine de "bir şeyler yolunda değil" hissi varsa, bu his de bir görüşme nedenidir. Tanı almak için gelinmez. Durumu anlamak için gelinir.
Sık sorulan diğer sorular SSS sayfasında toplandı. Uyku sorunu tek başına öne çıkıyorsa uykusuzluk sayfası ayrıca yardımcı olur.
Psikiyatriste gittiğim kayda geçer mi, işime engel olur mu?
Muayenehane kayıtları hekimde kalır ve onayınız olmadan paylaşılmaz. Tedavi görmek işe girmeye, ehliyete ya da memurluğa kendi başına engel değildir; bazı kurumlar belirli görevler için sağlık kurulu raporu ister ve bu ayrı bir süreçtir.
Görüşmeye yalnız mı gelmeliyim?
Tercih sizindir. Yakınınızın gözlemleri özellikle uyku ve davranış değişikliklerinde değerlidir; ilk bölümde katılabilir, sonrasında yalnız devam edebilirsiniz. Kararı görüşme sırasında da değiştirebilirsiniz.
İlk görüşmede ağlarsam ne olur?
Hiçbir şey. Görüşme odası tam da bunun için vardır. Ağlamak, hekimin sizi anlamasına yardım eden bir bilgidir; kimse sizi acele ettirmez.
Görüşmeden önce hazırlanmam gerekir mi?
Özel bir hazırlık gerekmez. Yakınmalarınızı birkaç cümleyle yazmak ve ilaç listesini almak yeter. Görüşme günü alkol almamanız ve uykusuz gelmemeniz anlatımınızı daha net kılar.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesini gerektirir. Yazar: Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu, Psikiyatri Uzmanı.
Randevu
Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz
Belirtileriniz için değerlendirme ve tedavi planı görüşmesi. Kadıköy Caddebostan muayenehanesi; ilk görüşme ve randevu süreci için sık sorulan sorular.



Yorumlar (0)
Henüz yorum yok.