EMDR nedir?
EMDR, İngilizce "göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme" ifadesinin kısaltmasıdır. 1987'de Amerikalı psikolog Francine Shapiro'nun, rahatsız edici düşüncelerin gözlerini hızla hareket ettirdiğinde hafiflediğini fark etmesiyle başlamış; iki yıl sonra travma yaşamış kişilerde yapılan ilk kontrollü çalışmayla klinik bir yönteme dönüşmüştür. Bugün otuz beş yılı aşkın araştırma birikimi ve yüzü aşkın kontrollü çalışması vardır.
Yöntemin dayandığı düşünce şudur. Sıradan bir anı zamanla işlenir, bağlamına yerleşir ve hatırlandığında bedeni harekete geçirmez. Travmatik bir anı ise yaşandığı andaki görüntü, ses, koku, beden duyumu ve inançla birlikte "donmuş" halde kalır; tetiklendiğinde kişi olayı hatırlamaz, yeniden yaşar. EMDR bu donmuş anıyı, terapistin yönlendirdiği çift yönlü uyarım eşliğinde yeniden erişilebilir kılar ve beynin olağan işleme sürecini yeniden başlatır. İşlenen anı silinmez ama uzaklaşır; "geçmişte kalmış" bir olaya dönüşür.
Göz hareketlerinin neden işe yaradığı tam olarak bilinmiyor. En çok kabul gören iki açıklama, çalışma belleğinin aynı anda iki işle meşgul edilmesinin anının duygusal yükünü azalttığı ve çift yönlü uyarımın REM uykusundaki bellek işleme sürecine benzer bir mekanizmayı tetiklediği yönündedir. Mekanizmanın tam bilinmemesi etkinin ölçülmüş olmasını değiştirmez; birçok ilaç için de durum aynıdır. Yöntem hipnoz değildir; kişi seans boyunca uyanık ve kontrol sahibidir, istediği an durdurabilir.
Hangi durumlarda kullanılır?
EMDR'nin en güçlü kanıtı travma sonrası stres bozukluğundadır. Dünya Sağlık Örgütü 2013 kılavuzunda, NICE 2018 kılavuzunda ve Uluslararası Travmatik Stres Çalışmaları Derneği kılavuzunda yetişkin TSSB'si için önerilen yöntemler arasında sayılır. Deprem, kaza, saldırı, taciz, ani kayıp, zorlu doğum ve yoğun bakım deneyimi gibi tek bir olaya bağlı travmalarda sonuçlar özellikle hızlıdır.
Tek olayla sınırlı olmayan tablolarda da kullanılır: çocukluk dönemi ihmal ve istismarına bağlı karmaşık travma, yasın uzadığı durumlar, kaynağı belirli bir olaya dayanan fobiler (kaza sonrası araç fobisi, köpek saldırısı sonrası hayvan fobisi), panik bozukluğu ve travmatik anıların beslediği depresyon. Bu tablolarda EMDR çoğu zaman tek başına değil, daha geniş bir tedavi planının parçası olarak uygulanır ve süreç uzar. Travma ve yasla ilgili genel bilgi için travma ve yas sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili yazı
EMDR terapisi kimlere uygulanır, süreç nasıl işler?
EMDR terapisi kimlere uygulanır, bir seans nasıl geçer? Travma, panik ve yas için psikiyatrist tarafından uygulanan EMDR hakkında bilinmesi gerekenler.
EMDR'nin sekiz aşaması
EMDR yalnızca göz hareketinden ibaret değildir; standart protokol sekiz aşamadan oluşur ve ilk iki aşama atlanmadan anıya girilmez.
| Aşama | Ne yapılır |
|---|---|
| 1. Öykü ve planlama | Yaşam öyküsü alınır, çalışılacak anılar belirlenir, hedefler ve sıra konuşulur |
| 2. Hazırlık | Yöntem anlatılır, güvenli yer imgesi ve yatıştırma becerileri öğretilir, durdurma işareti belirlenir |
| 3. Değerlendirme | Anının en rahatsız edici görüntüsü, ona eşlik eden olumsuz inanç ("çaresizim"), istenen inanç ("artık güvendeyim"), duygu ve beden duyumu belirlenir; rahatsızlık 0 ile 10 arasında puanlanır |
| 4. Duyarsızlaştırma | Anı zihinde tutulurken çift yönlü uyarım setleri uygulanır; her setten sonra ne fark edildiği kısaca sorulur, rahatsızlık düşene kadar sürer |
| 5. Yerleştirme | İstenen olumlu inanç anıyla birlikte güçlendirilir |
| 6. Beden taraması | Anı düşünüldüğünde bedende kalan gerginlik kontrol edilir ve işlenir |
| 7. Kapanış | Seans dengeli bir durumda bitirilir; seanslar arası olabilecekler konuşulur |
| 8. Yeniden değerlendirme | Bir sonraki seansta önceki anının durumu kontrol edilir, sıradaki hedefe geçilir |
Çift yönlü uyarım genellikle terapistin parmağını ya da bir ışığı izleyerek yapılan göz hareketleriyle sağlanır; ellere sırayla verilen hafif dokunuşlar ya da kulaklıkla sağa sola dönüşümlü sesler de aynı işi görür. Göz sorunları olan ya da göz hareketinden rahatsız olan kişilerde bu seçenekler kullanılır.
Bir seans nasıl geçer?
Anı çalışması sırasında terapist kısa bir yönerge verir, kısa bir uyarım seti uygular ve "şimdi ne fark ediyorsunuz?" diye sorar. Kişi birkaç kelimeyle cevap verir; ayrıntılı anlatım beklenmez. Zihin kendi yolunu izler: görüntü değişir, başka bir anı gelir, beden duyumu yer değiştirir, bir düşünce belirir. Terapist yönlendirmez; süreci izler ve takılma olursa müdahale eder. Set set ilerlenir ve seansın sonunda anı düşünüldüğünde hissedilen rahatsızlığın puanı yeniden alınır.
Seans sırasında güçlü duygular yaşanabilir; ağlama, titreme ya da bedende sıcaklık olağandır ve çoğunlukla dakikalar içinde geçer. Kişi istediği an durdurma işaretini kullanır. Seans bitmeden dengeye getirilmeden gönderilmez. Seanslar arasında rüyaların artması, olayla ilgili yeni ayrıntıların hatırlanması ya da birkaç gün süren hassasiyet olabilir; bunlar işlemenin devam ettiğini gösterir ve bir sonraki seansta ele alınır.
Anıyı sözle anlatmak zorunlu değildir. EMDR'nin en çok tercih edilen özelliği budur: cinsel saldırı, taciz ya da utanç yüklü olaylar için kişi ayrıntıyı söylemeden, yalnızca zihninde tutarak çalışabilir.
EMDR ile travma odaklı BDT arasındaki fark
Her iki yöntem de TSSB kılavuzlarında yer alır ve karşılaştırmalı çalışmalarda benzer sonuçlar verir. Fark, yolun kendisindedir. Travma odaklı bilişsel davranışçı terapide olay yazılı ya da sözlü olarak ayrıntılı biçimde yeniden anlatılır, ses kaydı dinlenir, kaçınılan yerlere planlı biçimde gidilir ve seanslar arasında ev ödevi yapılır. EMDR'de anlatım gerekmez, ev ödevi yoktur ve anı çalışması seans içinde tamamlanır. Anlatmakta zorlanan ya da ev ödevine zaman ayıramayan kişiler için EMDR daha uygun olabilir; kaçınmanın çok belirgin olduğu ve davranış değişikliği gerektiren tablolarda BDT'nin maruz bırakma bileşeni gereklidir. Çoğu zaman ikisi birlikte de kullanılır.
Güvenlik, sınırlar ve kimde uygun değil
EMDR, eğitimli bir klinisyen tarafından uygulandığında güvenli bir yöntemdir. Seans sırasında ve sonrasında geçici duygusal yoğunluk dışında ciddi yan etki bildirilmemiştir. Ancak her kişi için ilk gün anı çalışmasına uygun değildir. Aktif intihar düşüncesi, kontrolsüz alkol ya da madde kullanımı, dissosiyatif belirtilerin belirgin olduğu tablolar, aktif psikoz ve süregelen şiddet ortamı, anı çalışmasına başlamadan önce ele alınması gereken durumlardır. Bu kişilerde önce stabilizasyon evresi uzatılır ya da başka bir tedavi önceliklendirilir. Gebelik EMDR için engel değildir. Ağır göz hastalığı olanlarda göz hareketi yerine dokunma ya da ses kullanılır.
Yöntemin adı, standart sekiz aşamalı protokolü uygulayan eğitimli klinisyenler için anlam taşır. Bu muayenehanede EMDR, psikiyatri uzmanı tarafından, gerektiğinde ilaç tedavisi ve diğer psikoterapi yöntemleriyle birlikte ve tanıya göre planlanarak uygulanır.
Tedavi süreci ve beklentiler
İlk görüşmeler öykü, tanı ve hazırlığa ayrılır; bu görüşmelerde anıya girilmez. Tek olaya bağlı bir travmada anı çalışması hazırlık tamamlanınca başlar. Her seansın sonunda o anının rahatsızlık puanı ölçülür; puan sıfıra ya da bire indiğinde ve olumlu inanç yerleştiğinde o anı tamamlanmış sayılır. Birden fazla anı varsa sırayla çalışılır. Karmaşık travmada süreç daha uzundur ve anı çalışmasına daha uzun bir hazırlıkla girilir.
Sonuç, anının hatırlanabilir ama bedeni ele geçirmeyen bir olaya dönüşmesidir. Kabuslar seyrekleşir, tetikleyicilerle karşılaşıldığında çarpıntı ve donma tepkisi azalır, kaçınılan yerlere dönmek mümkün olur. Kişiler çoğunlukla "artık hatırlıyorum ama hissetmiyorum" der. Tedavi bitince yıl dönümleri ve benzer olaylar geçici bir hassasiyet yaratabilir; hazırlık aşamasında öğrenilen beceriler bunun içindir.
