Cinsel işlev bozukluğu nedir?
Cinsel yanıt istek, uyarılma, orgazm ve çözülme evrelerinden geçer; bu evrelerden birinde sürekli ya da tekrarlayan bir sorun varsa ve kişi bundan sıkıntı duyuyorsa cinsel işlev bozukluğundan söz edilir. Son koşula dikkat: sıkıntı. Cinsel isteği düşük olan ama bundan rahatsız olmayan biri hasta değildir. Tanı kişinin ya da çiftin yaşadığı sıkıntıya göre konur, bir standarda göre değil.
Türkiye'de yapılan toplum çalışmalarında kadınların yaklaşık yüzde kırkı, erkeklerin yüzde otuzu en az bir cinsel sorun bildirir. Yaşla birlikte artar ama gençlerde de yaygındır; erken boşalma yirmili yaşlardaki erkeklerin en sık cinsel yakınmasıdır. Buna karşın hekime söyleyen çok azdır; kadın hastalıkları ya da üroloji muayenesinde bile sorulmadıkça konuşulmaz. Muayenehanede cinsel yaşam her hastaya sorulur çünkü depresyon, kaygı ve ilaçların en sık sessiz kalınan yan etkisi buradadır.
Sorunun ne zamandır olduğu tedaviyi belirler. Cinsel yaşamın başından beri var olan (birincil) sorunlarla, bir dönem hiç sorun yaşanmadan süren ve sonra başlayan (ikincil) sorunlar farklı nedenlere işaret eder. Her durumda, her partnerde görülen (yaygın) sorunlarla yalnızca belirli koşullarda görülen (duruma bağlı) sorunlar da öyle. Yalnız başınayken sorun yokken partnerle varsa, neden bedensel değildir.
Kadınlarda ve erkeklerde sık görülen tablolar
Kadınlarda
Cinsel istek ve uyarılma bozukluğu en sık tablodur: cinsel düşünce ve fantezinin azalması, ilişkiyi başlatmama, uyarılmama ve ilişki sırasında zevk alamama. Doğum sonrası dönem, uzun ilişkiler, depresyon, antidepresanlar ve doğum kontrol hapları en sık nedenlerdir. Orgazm bozukluğu, yeterli uyarılmaya rağmen orgazmın gecikmesi ya da hiç olmamasıdır; birincil orgazm bozukluğu genellikle bilgi eksikliği ve utançla, ikincil olan ise ilişki ya da ilaçla ilgilidir. Cinsel ilişkide ağrı ve vajinismus ayrı bir başlıktır; vajinismus bu sitede kendi sayfasında ayrıntılı anlatılmıştır.
Erkeklerde
Erken boşalma, erkeklerde en yaygın cinsel sorundur: boşalmanın kişinin ve partnerin istediğinden önce, genellikle bir dakika içinde gerçekleşmesi ve bunun kontrol edilememesi. Yaşam boyu süren biçimi çoğunlukla nörobiyolojik bir yatkınlıkla, sonradan başlayan biçimi ise kaygı, ilişki sorunları ya da sertleşme güçlüğüyle ilişkilidir. Sertleşme bozukluğu, ilişkiye yetecek sertliğin sağlanamaması ya da sürdürülememesidir; kırk yaş altında çoğunlukla kaygı ve performans baskısı, kırk yaş üstünde damar hastalığı, şeker hastalığı ve ilaçlar ön plandadır. Sabah sertleşmelerinin sürmesi ve mastürbasyonda sorun olmaması, nedenin psikolojik olduğunu gösteren en pratik ipucudur. İstek azlığı erkeklerde daha az konuşulur ama depresyon, testosteron düşüklüğü ve ilişki sorunlarıyla sık görülür. Geç boşalma ya da boşalamama, antidepresanların en sık cinsel yan etkisidir.
| Tablo | Sık nedenler | Nedeni ayırt eden ipucu |
|---|---|---|
| İstek azlığı (kadın ve erkek) | Depresyon, ilaçlar, ilişki sorunu, hormonlar, yorgunluk | Başka partnere ya da fanteziye istek var mı |
| Uyarılma güçlüğü (kadın) | Yetersiz ön sevişme, kaygı, menopoz, ilaçlar | Yalnızken uyarılma korunuyor mu |
| Orgazm bozukluğu (kadın) | Bilgi eksikliği, utanç, antidepresan, ilişki | Birincil mi, ikincil mi |
| Erken boşalma | Yatkınlık, kaygı, sertleşme sorunu | Yaşam boyu mu, sonradan mı |
| Sertleşme bozukluğu | Performans kaygısı, damar, şeker, ilaçlar | Sabah sertleşmesi var mı |
| Geç boşalma | Antidepresan, yaş, alkol | İlaç başlangıcıyla zamanlama |
İlgili yazı
Cinsel isteksizlik: kadında ve erkekte en sık nedenler
Cinsel isteksizlik neden olur? Kadın ve erkekte hormon, ilaç, depresyon, ilişki ve stres kaynaklı nedenler; ne zaman psikiyatriste başvurmalı ve cinsel terapi.
Nedenler: beden, ilaç, zihin ve ilişki
Cinsel sorunlar çoğu zaman tek nedenli değildir. Şeker hastalığı, tiroid, kalp damar hastalıkları, hormon düzensizlikleri ve nörolojik hastalıklar bedensel zeminden; tansiyon ilaçları, antidepresanlar, antipsikotikler, doğum kontrol hapları ve prostat ilaçları ilaç yan etkisinden; depresyon, kaygı, travma ve performans korkusu zihinden; iletişimsizlik, çözülmemiş öfke ve rutin ise ilişkiden gelir. Bunlar birbirini besler. Sertleşme sorunu damardan başlar, ardından gelen performans kaygısı sorunu kalıcılaştırır; damar tedavi edilse bile kaygı kalır.
Antidepresanların cinsel yan etkileri özel bir başlık hak eder. Serotonerjik antidepresan kullananların yarıya yakını istek azalması, uyarılma güçlüğü ya da orgazm gecikmesi yaşar; büyük bölümü bunu hekimine söylemez ve ilacı gizlice bırakır. Oysa bu yan etki için çözüm vardır: doz ayarı, cinsel yan etkisi düşük başka bir ilaca geçiş ya da ek ilaç. İlacı kesmek yerine hekime söylemek yeterlidir.
Porno kullanımı ve cinsel işlev arasındaki ilişki de sık sorulur. Yoğun kullanımın bazı genç erkeklerde partnerle uyarılmayı güçleştirdiği, beklentileri ve uyarılma eşiğini değiştirdiği yönünde bulgular var. Bu konu yargılamadan konuşulur ve tedavi planına dahil edilir.
Değerlendirme: ilk görüşmede neler konuşulur?
Görüşme bir sohbet biçiminde ilerler ve ayrıntı sorulur; sorunun ne zaman başladığı, hangi koşullarda görüldüğü, yalnızken ve partnerle farklı olup olmadığı, ilişkinin durumu, kullanılan ilaçlar, alkol ve sigara, geçmiş cinsel deneyimler ve varsa travma. Utanç nedeniyle söylenmeyen ayrıntılar tedaviyi yanlış yöne çeker; hekimin bu soruları her gün sorduğunu bilmek çoğu hastayı rahatlatır. Görüşme yalnız ya da partnerle yapılabilir; çiftin bir sonraki görüşmeye birlikte gelmesi çoğu tabloda önerilir.
Gerekli görülürse hormon tahlilleri (testosteron, prolaktin, tiroid), kan şekeri ve lipid profili istenir. Sertleşme sorununda kırk yaş üstü erkeklerde damar değerlendirmesi için üroloji ve kardiyolojiyle iş birliği yapılır; sertleşme sorunu bazen kalp damar hastalığının ilk belirtisidir. Kadınlarda ağrılı ilişki için kadın hastalıkları muayenesi gerekebilir. Muayene bulguları ve görüşme birlikte değerlendirildiğinde nedenin ağırlıklı olarak bedensel mi, psikolojik mi yoksa karışık mı olduğu netleşir.
İlgili yazı
Vajinismus psikolojik mi? Tedavide neler oluyor?
Vajinismus psikolojik mi yoksa bedensel mi? Kasılmanın nedeni, cinsel terapide izlenen adımlar ve tedavinin neden bu kadar iyi sonuç verdiği.
Tedavi seçenekleri
Cinsel terapi
Cinsel terapi, bilişsel davranışçı temelli, yapılandırılmış ve ev ödevleriyle ilerleyen bir yöntemdir. İlk aşamada cinsel yanıtla ilgili bilgi verilir; yanlış bilgi ve gerçek dışı beklentiler pek çok sorunun kaynağıdır. İkinci aşamada performans baskısını kaldıran ve bedene odaklanan egzersizler verilir; çiftin bir süreliğine cinsel birleşmeyi gündemden çıkardığı ve yalnızca dokunmaya odaklandığı duyumlara odaklanma egzersizleri bu aşamanın temelidir. Üçüncü aşamada soruna özgü teknikler devreye girer: erken boşalmada dur-başla ve sıkma teknikleri, orgazm bozukluğunda yönlendirilmiş mastürbasyon, sertleşme sorununda kademeli birleşme.
Terapi çift olarak yapıldığında sonuçlar daha iyidir; partner sorunun parçası olmasa bile çözümün parçasıdır. Partneri olmayan kişiler için de bireysel program vardır. Terapi odasında cinsel eylem yoktur; egzersizler evde, çiftin kendi mahremiyetinde yapılır ve görüşmede konuşulur.
İlaç tedavisi
Sertleşme bozukluğunda fosfodiesteraz inhibitörleri etkilidir ve nedeni psikolojik olan erkeklerde de kısa süreli kullanımla performans kaygısı döngüsünü kırabilir; tek başına kullanımda kaygı geri gelir, bu yüzden terapiyle birleştirilir. Erken boşalmada serotonerjik ilaçlar boşalma süresini uzatır ve davranışsal tekniklerle birlikte kullanılır. Kadınlarda istek azlığı için ilaç seçenekleri sınırlıdır ve nedene yöneliktir; menopoz sonrası dönemde hormonal seçenekler kadın hastalıkları hekimiyle değerlendirilir. Antidepresana bağlı yan etkilerde ilaç değişimi ya da ek ilaç kullanılır.
Tedavi süreci ve beklentiler
İlk görüşmeler değerlendirmeye ayrılır; bedensel neden şüphesi varsa tahlil ve gerekirse ilgili branşa yönlendirme yapılır. Terapiye başlandığında ilk ev ödevleri cinsel birleşmeyi içermez; bu, çoğu çiftin yıllardır ilk kez baskısız bir yakınlık yaşadığı dönemdir. İlk somut değişimler genellikle programın ortalarında görülür. Erken boşalmada süre uzar, orgazm bozukluğunda ilk orgazm çoğunlukla bu dönemde yaşanır, sertleşme sorununda sabah ve ön sevişmedeki sertlik geri gelir. Program tamamlandığında çiftin geri dönüş yaşarsa hangi egzersize döneceği konuşulur.
Sonuçlar tabloya göre değişir. Birincil orgazm bozukluğunda ve psikolojik sertleşme sorununda hastaların büyük çoğunluğu düzelir. Erken boşalmada ilaç ve teknik birlikte kullanıldığında süre birkaç kat uzar. İstek azlığı en yavaş düzelen tablodur çünkü çoğu zaman ilişkinin bütünüyle ilgilidir; ilişki iyileşmeden istek geri gelmez ve tedavi bu yüzden ilişkiyi de ele alır.
Sık yapılan yanlışlar
Sorunu yıllarca saklamak. Ortalama gecikme üç ile beş yıldır ve bu sürede sorun kalıcılaşır, ilişki yıpranır. Antidepresanı cinsel yan etki yüzünden gizlice bırakmak. Depresyon geri gelir; oysa yan etkinin çözümü vardır. Reçetesiz ürünlere güvenmek. İnternetten alınan "bitkisel" ürünlerin bir bölümü etiketlenmemiş ilaç içerir ve kalp hastalarında tehlikelidir. Sorunu tek kişiye yüklemek. Cinsel sorunlar çift sorunudur; "sende sorun var" cümlesi tedaviyi geciktirir. Sertleşme ilacını kaygıya çare sanmak. İlaç işe yarar, ama kaygı çözülmezse ilaçsız ilişki kurulamaz hale gelir. Ve utançtan hekime söylememek. Muayenehanede bu konu her gün konuşulur; sizin için ilk kez olması, hekim için ilk kez olduğu anlamına gelmez.

