Cinsel Sağlık

Cinsel isteksizlik: kadında ve erkekte en sık nedenler

Cinsel isteksizlik neden olur? Kadın ve erkekte hormon, ilaç, depresyon, ilişki ve stres kaynaklı nedenler; ne zaman psikiyatriste başvurmalı ve cinsel terapi.

Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu çalışma masasındaUzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu Güncelleme: 6 dk okuma 46
Cinsel isteksizlik: kadında ve erkekte en sık nedenler

Cinsel isteksizlik, muayenehaneye en sık gelen ama en geç dile getirilen yakınmadır. Çoğu kişi bunu bir kusur ya da ilişkinin bittiğinin işareti sanır. Oysa istek, bedenin ve zihnin ortak ürünüdür ve ikisinden birinde yaşanan bir değişim isteği doğrudan etkiler. Nedeni bulmak, çoğu zaman çözümün yarısıdır.

Uzmanlık sayfası
Cinsel İşlev Bozuklukları
Cinsel isteksizlik, erken boşalma, performans kaygısı ve cinsel terapi. Belirtiler, değerlendirme ve tedavi seçenekleri bu sayfada ayrıntılı anlatıldı.

Otuzlu yaşlarının sonunda bir hasta düşünün. İki küçük çocuk, tam zamanlı iş, on yılı geçmiş bir evlilik. Görüşmenin ilk yarısında uyku düzeninden, iş yükünden, kayınvalidesinden söz etti; asıl geliş nedenini söylemesi için odanın biraz ısınması gerekti. Sonra tek cümle: "Eşimi seviyorum ama bedenim kapandı." Aylardır kendini suçluyordu. Oysa anlattıkları bir kusurun değil, tükenmiş bir zihnin ve ihmal edilmiş bir bedenin tablosuydu. Bu tablo çok sık karşımıza çıkar. Ve çoğu zaman çözülür.

Önce ölçüt: sıkıntı var mı?

Herkesin istek düzeyi farklıdır ve yaşam boyunca değişir. İstek azlığının sorun sayılması için en az altı aydır sürmesi ve kişide ya da ilişkide sıkıntı yaratması gerekir. Cinselliğe ilgisi az olan ama bundan rahatsızlık duymayan kişide hastalıktan söz edilmez. Çiftte istek düzeylerinin farklı olması da tek başına bir bozukluk değildir; bu farkı konuşabilmek terapinin konusudur.

Burada bir ayrımı açık yazmak isterim. İsteksizlik şikayeti bazen kişinin kendi sıkıntısı değil, partnerin sıkıntısıdır. Kişi "o istiyor diye geldim" der. Bu da geçerli bir başvuru nedenidir; ama o zaman konuşulacak şey bir hastalık değil, iki kişinin beklentileri arasındaki mesafedir.

Kendi durumunuzu tartarken

Siz de bu yazıyı kendinizle ilgili bir soruyla okuyorsanız şu birkaç noktaya bakın. İsteğiniz hep mi böyleydi, yoksa bir dönemden sonra mı azaldı? Azalma belli bir olaya denk geliyor mu: doğum, yeni bir ilaç, iş değişikliği, bir kavga, bir kayıp? Kendi başınızayken, partnerinizden bağımsız bir istek ya da fantezi hiç oluyor mu? Partnerinizle yakınlık kurduğunuzda istek sonradan geliyor mu, yoksa hiç gelmiyor mu? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar nedenin bedensel mi, zihinsel mi, ilişkiye mi bağlı olduğuna dair ilk ipuçlarını verir. İlk görüşmede sorduğumuz sorular da aşağı yukarı bunlardır.

Bedensel nedenler

  • Hormon değişimleri: doğum sonrası dönem, emzirme, menopoz, erkekte testosteron düşüklüğü, tiroid hastalıkları
  • Kronik hastalıklar: diyabet, kalp ve damar hastalıkları, kronik ağrı
  • İlaçlar: antidepresanların bir bölümü, bazı tansiyon ilaçları, hormonal doğum kontrol yöntemleri
  • Uykusuzluk, aşırı yorgunluk, alkol ve sigara

Bu nedenle ilk değerlendirmede gerekirse hormon tahlilleri istenir ve kullanılan ilaçlar tek tek gözden geçirilir. İlaç kaynaklı isteksizlik, ilacı kendi başına bırakmakla değil, hekimle alternatif bulmakla çözülür.

Doğum sonrası ve menopoz

Kadınlarda iki dönem ayrıca anılmayı hak eder. Doğum sonrasında emzirmenin hormonal etkisi, uykusuz geceler ve bedenin kendine yabancı gelmesi bir araya gelir; isteğin bu dönemde azalması beklenen bir durumdur ve çoğu çift bunu bilmediği için gereksiz bir suçluluk yaşar. Menopozda ise vajinal kuruluk ve ağrı tabloya eklenir. Ağrı varsa istek gelmez. Beden kendini korur. Bu dönemlerin ayrıntısı gebelik, doğum sonrası ve menopoz sayfasında.

Tahlil istemek her hastada gerekmez. Yakınma yeni bir ilaçla başladıysa, doğum sonrasıysa ya da kişi kırk beş yaşını geçmişse eşik düşer; yirmili yaşlarda, bedensel bir yakınması olmayan ve sorunu belli bir kavgaya tarihleyen kişide ise tahlilden önce konuşmak daha verimlidir.

Zihinsel nedenler

Depresyon isteği en sık düşüren psikiyatrik durumdur; kişi çoğu zaman önce cinsel isteksizliği fark eder, depresyonu sonra. Kaygı, tükenmişlik ve iş stresi zihni sürekli meşgul eder; istek, zihnin boşalmasını bekler. Geçmiş cinsel travma, katı yetiştirilme, beden imgesiyle ilgili kaygılar ve performans korkusu isteği bastırır. Erkekte sertleşme sorunu ya da erken boşalma yaşandığında istek, başarısızlık korkusuyla birlikte azalır; burada isteksizlik sorunun kendisi değil, sonucudur.

Performans korkusunun döngüsü

Bir kez yaşanan sertleşme sorunu ya da erken boşalma, bir sonraki birlikteliğe korkuyla girilmesine neden olur. Korku bedeni gerer. Gergin beden yine başarısız olur. Birkaç tekrardan sonra kişi birlikteliği hiç istememeye başlar, çünkü istememek başarısız olmaktan daha az acı verir. Dışarıdan bakan partner bunu "beni istemiyor" diye okur. Oysa ortada bir kaçınma vardır. Bu döngüyü kırmak cinsel terapinin en sık uğraştığı işlerden biridir. Depresyon eşlik ediyorsa önce o değerlendirilir; ayrıntı depresyon sayfasında.

İlişkiye bağlı nedenler

Çözülmemiş çatışmalar, kırgınlıklar, iletişimsizlik ve rutinleşme isteği sessizce tüketir. Uzun ilişkilerde istek, başlangıçtaki kendiliğinden biçiminden çıkar ve "tepkisel" hale gelir: önce yakınlık, sonra istek. Bunu bilmeyen çiftler "artık istemiyor" diye yorumlar. Cinsellik hakkında konuşamamak, sorunun sürmesinin en güçlü nedenidir.

Tepkisel istek şöyle işler. Akşam yorgun geldiniz, aklınızda hiçbir şey yok. Partneriniz yaklaştı, sohbet ettiniz, bir süre sonra bedeniniz uyandı. İstek yakınlıktan sonra geldi. Uzun ilişkilerde bu sıra olağandır. Sorun, çiftin "istek önce gelmeli" diye düşünüp yakınlığı hiç başlatmamasıdır. Kimse başlatmayınca istek de hiç gelmez ve iki taraf da "artık istemiyor" sonucuna varır. Çoğu çift bu mekanizmayı ilk kez muayenehanede duyar.

Kadında ve erkekte fark var mı?

Kadınlarda istek daha çok bağlamla, yakınlıkla ve zihinsel yükle ilişkilidir; doğum sonrası ve menopoz dönemleri belirgin etkiler. Erkeklerde hormon düzeyi, performans kaygısı ve depresyon daha ön plandadır. Ancak bu ayrım kesin değildir; her iki cinste de beden, zihin ve ilişki birlikte değerlendirilir.

Bir de şu var. Erkekler isteksizliği daha geç dile getirir, çünkü istek azlığını erkekliğe yakıştıramazlar. Muayenehaneye çoğu kez sertleşme şikayetiyle gelirler; isteksizlik görüşmenin sonunda, kapıdan çıkarken açılır. Kadınlar isteksizliği daha kolay söyler ama bunu kendi kusuru sayma eğilimi daha yüksektir.

Ne zaman başvurmalı?

Şu maddelerden biri sizin için geçerliyse değerlendirme yerinde olur.

  • İsteksizlik altı aydan uzun sürüyor ve sizi ya da ilişkinizi üzüyor.
  • Azalma yeni bir ilaçla ya da bir hastalıkla aynı dönemde başladı.
  • Cinsellik sırasında ağrı var.
  • İsteksizliğe çökkünlük, uykusuzluk ya da keyif alamama eşlik ediyor.
  • Birlikteliği düşünmek bile kaygı veriyor ve kaçınıyorsunuz.
  • Partnerinizle bu konuyu konuşmayı denediniz, her seferinde kavgaya döndü.

Hiçbiri yoksa ve istek düzeyiniz sizi rahatsız etmiyorsa bir sorun aramanıza gerek yok.

Tedavi

Bedensel neden varsa önce o düzeltilir. Depresyon ya da kaygı eşlik ediyorsa tedavisi isteği de geri getirir; ilaç seçiminde cinsel yan etkisi az olanlar tercih edilir. Cinsel terapi, çiftle ya da bireysel olarak yürütülen, yapılandırılmış ve süreli bir programdır: cinsellik hakkında doğru bilgi, yanlış inançların ele alınması, duyumlara odaklanma egzersizleri ve iletişim çalışması. Amaç yalnızca "istek sayısını" artırmak değil, cinselliği yeniden keyif alınan bir alan haline getirmektir. Ayrıntılar cinsel işlev bozuklukları sayfasında.

Görüşmeye çoğu kişi "bana bir ilaç verin" diye gelir. İsteği doğrudan açan bir hap yoktur. Olan şudur: hormon eksikse yerine konur, isteği düşüren ilaç değiştirilir, depresyon tedavi edilir ve geri kalan iş çoğu zaman konuşarak yapılır. Yukarıda anlattığım hastada da böyle oldu; tahliller normaldi, asıl mesele yorgunluk ve yıllardır konuşulmamış kırgınlıklardı. Eşi sonraki görüşmelere katıldı. Sık sorulan diğer sorular sık sorulan sorular sayfasında.

Cinsel isteksizlik için hangi doktora gidilir?

Hormonal ve bedensel nedenler için kadın hastalıkları ya da üroloji, isteksizliğin kendisi ve zihinsel nedenler için psikiyatri. Cinsel terapi eğitimi almış bir psikiyatrist her iki alanı birlikte değerlendirir ve gerektiğinde yönlendirir.

Antidepresan cinsel isteği düşürür mü?

Bazı antidepresanlar isteği ve orgazmı etkiler; bazıları etkilemez. Bu yan etki ilacı bırakma nedeni olmamalıdır; doz ayarı ya da ilaç değişikliğiyle çözülür. Hekiminize söylemeniz yeterlidir.

Partnerim gelmeden tedavi olabilir miyim?

Evet. Değerlendirme ve tedavinin önemli bölümü bireysel yürütülebilir. Partnerin katılımı ilişkiye bağlı nedenlerde süreci hızlandırır, ama zorunlu değildir.

Cinsel isteksizlik yaşla ilgili mi?

Yaşla birlikte istek biçim değiştirir; kendiliğinden gelen istek azalır, yakınlıkla uyanan istek öne çıkar. Bu bir hastalık değildir. Ancak yaşa bağlanıp göz ardı edilen hormon düşüklüğü, kronik hastalık ya da depresyon varsa bunlar tedavi edilebilir.

Paylaş WhatsApp X LinkedIn

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesini gerektirir. Yazar: Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu, Psikiyatri Uzmanı.

Randevu

Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz

Belirtileriniz için değerlendirme ve tedavi planı görüşmesi. Kadıköy Caddebostan muayenehanesi; ilk görüşme ve randevu süreci için sık sorulan sorular.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar hekim onayından sonra görünür; kişisel sağlık bilgisi paylaşmayın.