Anhedoni

Anhedoni, eskiden keyif veren şeylerden artık tat alamama halidir. Maç, müzik, yemek, cinsellik; hepsi tatsızlaşır. Kişi bunu üzüntü diye anlatmaz. Daha çok "hiçbir şey hissetmiyorum" der ve içinde bir acı bile olmadığı için kendini tembellikle suçlar. Depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biridir, çünkü üzüntü pek çok durumda görülür ama keyif alma yeteneğinin tümden körelmesi görülmez.

Anhedoni: nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Muayenede iki soru çoğu zaman yeter. Eskiden nelerden hoşlanırdınız? Son zamanlarda onları yaptığınızda ne hissediyorsunuz? Bir hasta uzun bir sessizlikten sonra "yapıyorum hocam, ama içimde karşılık yok" demişti; o cümle anhedoninin tam tarifidir ve görüşmede aradığım şey tam olarak budur. Bazı kişiler isteği kaybeder ve hiç başlamaz, bazıları başlar ama hazzı bulamaz. İkisi ayrı şeylerdir. Hangisinin öne çıktığı, tedavinin hangi yöne gideceği konusunda ipucu verir.

Anhedoni davranışı da daraltır. Karşılık alınmayan her etkinlik yavaş yavaş terk edilir, terk edildikçe gün boşalır, boşalan gün çökkünlüğü besler ve kişi bir süre sonra evden çıkmaz olur. Bu yüzden tedavide ilaç ya da terapiyle birlikte, keyif almasa bile bazı etkinliklere geri dönmesi hedeflenir. His çoğu kez davranıştan sonra gelir. Önce değil.

Keyif alma yeteneğinin seyri ilaç yanıtını izlerken de iş görür. Uyku ve iştah düzelmişken haz geri gelmiyorsa düzelme yarım kalmış demektir. Bazı ilaçların kendisi de duyguları köreltebilir; hangisi hastalık, hangisi ilaç etkisi, bunu ayırmak görüşmenin konusudur.

Anhedoni: karıştırıldığı durumlar

İsteksizlik mi, anhedoni mi? İsteksiz kişi kendini zorladığında yine keyif alabilir; anhedonide o kapı kapalıdır, zorlasa da his gelmez. Tembellik sanılması da sık görülür, oysa tembellikte hazzın kendisi yerindedir. Duygusal küntleşmede ise sevgi ve üzüntü dahil bütün duygular soluklaşır, anhedonide asıl kayıp haz alma yeteneğindedir.

Bu konuda blog yazıları