Anhedoni

Eskiden keyif veren şeylerden artık tat alamama. Maç, müzik, yemek, cinsellik; hepsi tatsızlaşır. Kişi bunu çoğu zaman üzüntü olarak anlatmaz, "hiçbir şey hissetmiyorum" der ve kendini tembellikle suçlar, çünkü içinde bir acı bile yoktur. Anhedoni depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biridir, çünkü üzüntü pek çok durumda olur, keyif alma yeteneğinin tümden körelmesi olmaz.

Nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Muayenede anhedoniyi anlamak için genellikle iki soru yeter: eskiden yapmaktan hoşlandığın şeyler neler, son zamanlarda onları yaptığında ne hissediyorsun. Yanıt çoğu kez şöyle olur: yapıyorum ama içimde bir karşılık yok. Bazı kişiler isteği kaybeder, hiç başlamaz; bazıları başlar ama hazzı bulamaz. İkisi farklı şeylerdir ve tedavinin hangi yöne gideceği konusunda ipucu verir.

Anhedoni yalnızca duyguyu değil davranışı da daraltır. Karşılık alınmayan her etkinlik yavaşça terk edilir, terk edildikçe günlük yaşam boşalır, boşalan gün çökkünlüğü besler. Bu nedenle tedavide ilaç ya da terapiyle birlikte kişinin keyif almadan da bazı etkinliklere geri dönmesi hedeflenir; his genellikle davranıştan sonra gelir, önce değil.

Anhedoninin süregelen biçimi ilaç yanıtını izlerken de işe yarar. Uyku ve iştah düzelirken keyif alma yeteneğinin geri gelmemesi, düzelmenin yarım kaldığını gösterir. Bazı ilaçların kendisi de duyguları köreltebilir; hangisinin hastalık hangisinin ilaç etkisi olduğunu ayırmak görüşmenin konusudur.

Karıştırıldığı durumlar

Tembellik ve isteksizlikle karıştırılır. Ayırt eden nokta şudur: isteksiz kişi zorlandığında yine keyif alabilir, anhedonide keyif kapısı kapalıdır. Bir de duygusal küntleşmeden ayrılır; küntleşmede sevgi ve üzüntü dahil tüm duygular soluklaşır, anhedonide asıl kayıp haz alma yeteneğindedir.

Bu konuda blog yazıları