Depresyon mu, kötü bir dönem mi? Ayırt eden yedi işaret
Depresyon belirtileri ile geçici üzüntüyü ayıran yedi işaret: süre, ilgi kaybı, uyku ve iştah, bedensel yakınmalar, suçluluk, işlevsellik ve ölüm düşünceleri.
Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu
Güncelleme:
6 dk okuma
48
"Herkesin canı sıkılır, ben de biraz durgunum." Bu cümleyi muayenehanede sık duyarız; bazen gerçekten öyledir, bazen de aylardır süren bir depresyonun üzerine örtülmüş bir perdedir. Üzüntü ile depresyonu ayırt etmek için tek bir belirti yetmez; ama aşağıdaki yedi işaret bir arada okunduğunda tablo netleşir.
Uzmanlık sayfası
Depresyon ve Duygudurum Bozuklukları
Depresyon, bipolar bozukluk ve süregelen duygudurum dalgalanmaları. Belirtiler, değerlendirme ve tedavi seçenekleri bu sayfada ayrıntılı anlatıldı.
Kırklı yaşlarında bir hasta, eşinin ısrarıyla geldi. Kendisi gelmek istememişti. "İşim yolunda, çocuklar iyi, neden depresyonda olayım?" dedi. Sordum: en son ne zaman bir şeye içten güldünüz? Uzun bir sessizlik. Aylardır sabah dört buçukta uyanıyordu. Yemeklerin tadı yoktu. Kendini herkese yük hissediyordu. Şikayeti yoktu, çünkü her şeyin böyle olduğuna alışmıştı. Depresyonun en sinsi yanı budur: insanın kendi ölçüsünü bozar. Kişi "ben zaten böyleyim" der; oysa iki yıl önce öyle değildi.
1. Süre: iki hafta eşiği
Üzüntü dalgalanır; bir gün ağır, ertesi gün hafif. Depresyonda çökkünlük günün büyük bölümünde ve hemen her gün sürer, en az iki hafta boyunca. Takvime bakın: son iki haftada kendinizi iyi hissettiğiniz bir gün oldu mu?
Hastalar sık sık "ama iyi günlerim de var" der. Bir iyi gün tanıyı dışlamaz. Soru, iyi günlerin kural mı istisna mı olduğudur. Bir de başlangıcı somut bir olaya bağlamayı deneyin: taşınma, kayıp, doğum, iş değişikliği. Böyle bir olay yoksa ve tablo yine de haftalardır sürüyorsa bu tek başına dikkate değer bir ipucudur. Olay varsa bile üzüntünün o olayla orantılı kalıp kalmadığına bakılır.
2. Zevk alamama
Üzgün insan sevdiği bir dizide, arkadaş sohbetinde ya da yemekte kısa süreliğine de olsa rahatlar. Depresyonda eskiden keyif veren şeyler tat vermez; kişi "istemiyorum" değil, "hissetmiyorum" der. Bu belirtinin adı anhedonidir ve depresyonun en ayırt edici işaretidir.
Bunu şöyle anlatırım. Kişi tatile gider. Deniz güzeldir, hava güzeldir, fotoğraflarda güler. İçeride ise hiçbir şey kıpırdamaz. Döndüğünde "tatil iyi geldi mi" sorusuna omuz silker. Üzüntüde böyle olmaz; üzgün kişi denize girince bir an için de olsa hafifler.
3. Uyku ve iştah değişimi
Sabaha karşı uyanıp bir daha dalamamak, ya da tam tersi on saat uyuyup yorgun kalkmak. İştahın kesilmesi ya da sürekli atıştırma. Bunlar iradeyle ilgili değildir; depresyonun bedeni yönettiğinin göstergesidir. Birkaç kilo değişimi ayırt edici bir ipucudur.
Uyku tek başına da bozulabilir. Depresyonun diğer belirtileri yokken aylardır süren uykusuzluk ayrı bir başlıktır ve ayrı değerlendirilir; ayrıntı uykusuzluk sayfasında. Depresyona bağlı uyku bozukluğunun tipik biçimi ise erken uyanmadır: kişi gece dalar, sabaha karşı gözü açılır ve kalbi sıkışmış halde yatakta bekler.
4. Beden konuşur
Depresyon çoğu zaman önce dahiliyeye gider: açıklanamayan baş ağrısı, sırt ağrısı, sindirim sorunları, sürekli yorgunluk. Tetkikler temiz çıkar, ağrı sürer. Bedensel yakınmaların çökkünlükle aynı dönemde başlaması dikkat çekmelidir.
Dahiliyeden, nörolojiden, gastroenterolojiden geçip gelenler az değildir. Çantalarında bir yıl içinde yapılmış tetkik dosyası vardır. Hepsi normaldir. Hasta "demek ki uyduruyorum" diye düşünür. Uydurmuyordur. Ağrı gerçektir; kaynağı başka yerdedir.
5. Suçluluk ve değersizlik
Üzüntüde kişi olaya üzülür; depresyonda kendine yüklenir. "Ben zaten beceremem", "herkese yüküm" gibi cümleler, olaylarla orantısız suçluluk ve geçmişteki küçük hataların sürekli zihne gelmesi depresyonun düşünce tarzıdır.
Kaygıyla karışan tablo
Suçluluk çoğu kez kaygıyla birlikte gelir. Kişi hem değersiz hissediyor hem de sürekli bir felaket bekliyordur; gece yatakta hem geçmişi hem geleceği tartar. Bu iki tablo sık sık iç içe geçer ve hangisinin önce başladığı tedavi planını değiştirir. Kaygı tarafının ayrıntısı kaygı bozuklukları sayfasında.
6. İşlevsellik
Duş almak, e-posta yanıtlamak, alışverişe çıkmak dağ gibi görünüyorsa; işte ya da okulda verim düştüyse; insanlardan uzaklaşıp telefonları açmıyorsanız üzüntü sınırı aşılmış demektir. Depresyon tanısının bir koşulu da yaşamın bir alanında belirgin bozulmadır.
Masanın üzerinde açılmamış zarflar birikir. Fatura ödemek beş dakikalık iştir ama haftalardır ertelenir. Arkadaşlar "neredesin" diye yazar, cevap verilmez; sonra cevap verilmediği için utanılır, utanç yüzünden hiç verilmez. Dışarıdan tembellik gibi görünen şey çoğu zaman budur.
7. Ölüm düşünceleri
"Keşke uyanmasam", "olmasam daha iyi olur" düşünceleri üzüntüde görülmez. Bu düşünceler, plan olmasa bile, tek başına psikiyatriste başvurma nedenidir. Kendinize zarar verme düşüncesi varsa beklemeyin; 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin.
Bu düşünceleri söylemekten çekinen çok kişi görüyorum. "Söylersem hastaneye yatırırlar" korkusu yaygındır. Oysa görüşmede bu soruyu her hastaya sorarız ve sormak düşünceyi artırmaz. Söylemek ise yükü hafifletir ve tedavinin doğru planlanmasını sağlar.
Kendinizi tartarken
Siz bu yazıyı kendiniz için okuyorsanız, son iki haftayı düşünerek aşağıdaki cümlelere bakın. Kaçı sizin için doğru?
- Günün büyük bölümünde çökkün ya da boş hissediyorum.
- Eskiden sevdiğim şeyler artık keyif vermiyor.
- Uykum ya da iştahım belirgin değişti.
- Açıklanamayan ağrılarım ya da sürekli yorgunluğum var.
- Kendimi suçlu ya da değersiz hissediyorum.
- İşlerimi yapamıyorum, insanlardan uzaklaştım.
- Olmasam daha iyi olur diye düşündüğüm anlar oluyor.
Bu liste tanı koymaz. Ama beş ya da daha fazlasına "evet" diyorsanız ve bu durum iki haftadan uzundur sürüyorsa görüşme için yeterli neden vardır. Yakınınız için okuyorsanız şunu bilin: depresyondaki kişi çoğu zaman kendi tablosunu göremez. Yukarıdaki hasta da göremiyordu. Onu getiren eşiydi.
Kaç işaret yeterli?
Çökkün duygudurum ya da zevk alamamadan en az biri, toplamda beş belirti ve iki haftadan uzun süre: tanı için hekimin aradığı çerçeve budur. Ancak sayı saymak yerine şu soruyu sorun: bu tablo yaşamınızı daraltıyor mu? Cevap evetse değerlendirme için başvurmak yerinde olur. Depresyon tedavi edilebilir; çoğu kişi tedaviyle eski haline döner. Ayrıntılar depresyon sayfasında.
İlk görüşmede ayrıca tiroid, kansızlık ve vitamin düzeyleri gibi benzer tablo yapan nedenler sorgulanır; gerekirse tahlil istenir. Kullandığınız ilaçlar sorulur, çünkü bazı ilaçlar çökkünlük yapabilir. Alkol kullanımı sorulur. Bunlar ayıklanmadan konulan depresyon tanısı eksik kalır. Kadıköy'deki muayenehanede ilk görüşme bu yüzden tanı koymaktan çok dinlemeye ve ayıklamaya ayrılır.
İnternetteki depresyon testleri güvenilir mi?
Beck ve PHQ-9 gibi ölçekler tarama amaçlıdır; yüksek puan depresyon olasılığını gösterir ama tanı koymaz. Tanı için görüşme gerekir; tiroid ve vitamin eksikliği gibi benzer tablo yapan nedenler de dışlanmalıdır.
Depresyon kendiliğinden geçer mi?
Hafif dönemler aylar içinde kendiliğinden hafifleyebilir; ancak tedavisiz geçen her dönem sonraki dönemlerin daha uzun ve ağır olma olasılığını artırır. İki haftayı aşan belirtilerde değerlendirme önerilir.
Depresyon için psikoloğa mı psikiyatriste mi gitmeliyim?
Hafif tablolarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir; orta ve ağır depresyonda ilaç tedavisi çoğunlukla gerekir ve bunu yalnızca psikiyatrist planlar. Bedensel belirtiler, uyku bozukluğu ve ölüm düşünceleri varsa ilk adres psikiyatristtir.
Tükenmişlik ile depresyon aynı şey mi?
Tükenmişlik işe bağlıdır; tatilde ya da iş değişince hafifler. Depresyon işten bağımsız olarak her alana yayılır ve dinlenmekle geçmez. Uzun süren tükenmişlik depresyona dönüşebilir; bu yüzden ikisi arasındaki sınır belirsizleştiğinde değerlendirme gerekir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesini gerektirir. Yazar: Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu, Psikiyatri Uzmanı.
Randevu
Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz
Belirtileriniz için değerlendirme ve tedavi planı görüşmesi. Kadıköy Caddebostan muayenehanesi; ilk görüşme ve randevu süreci için sık sorulan sorular.



Yorumlar (0)
Henüz yorum yok.