Gebelik, Doğum Sonrası ve Menopoz

Doğum sonrası depresyon: belirtiler, hüzünden farkı ve ne zaman başvurmalı?

Doğum sonrası depresyon belirtileri, doğum sonrası hüzünden farkı, emzirirken tedavi ve ne zaman psikiyatriste başvurulması gerektiği.

Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu çalışma masasındaUzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu Güncelleme: 6 dk okuma 49
Doğum sonrası depresyon: belirtiler, hüzünden farkı ve ne zaman başvurmalı?

Bebek uyuyor, ev sessiz, herkes "ne kadar şanslısın" diyor ve siz ağlamak istiyorsunuz. Sonra suçluluk geliyor: "Böyle hissetmemem gerekir." Doğum sonrası depresyon, halk arasındaki adıyla lohusa depresyonu, tam olarak bu ikilemle yaşanır ve bu yüzden en çok saklanan psikiyatrik tablolardan biridir. Oysa yaklaşık her yedi anneden biri bunu yaşar ve tedaviye iyi yanıt verir.

Uzmanlık sayfası
Gebelik, Doğum Sonrası ve Menopoz
Gebelik, doğum sonrası dönem ve menopoz süreci. Belirtiler, değerlendirme ve tedavi seçenekleri bu sayfada ayrıntılı anlatıldı.

Muayenehanede sık karşılaştığım bir sahne var. Yeni anne olmuş bir hasta, kucağında bebeği, yanında annesi ya da eşiyle geliyor. Önce bebeği anlatıyor; kilosunu, uykusunu, gazını. Kendine sıra gelince duruyor. Sonra yavaşça şunu söylüyor: "Herkes mutlu, bir ben değilim." Bu cümleyi söyleyene kadar genelde haftalar geçmiş oluyor. Çünkü söylemenin kendisi suç gibi geliyor.

Önce ayrım: hüzün mü, depresyon mu?

Doğumdan sonraki ilk iki haftada annelerin yarısından fazlasında ağlamaklılık, duygu dalgalanması ve uykusuzluk görülür. Buna doğum sonrası hüzün denir; hormon düşüşü ve uykusuzlukla ilgilidir, tedavi gerektirmez ve on ile on dört gün içinde kendiliğinden geçer.

Belirtiler iki haftayı aştığında, şiddetlendiğinde ya da doğumdan haftalar sonra yeni başladığında artık doğum sonrası depresyon düşünülür. Bu tablo ilk yıl içinde herhangi bir zamanda başlayabilir; en sık ikinci ile altıncı aylar arasında görülür.

Ayrımı kolaylaştıran birkaç soru

Hüzün dalgalıdır. Sabah ağlarsınız, öğleden sonra bebeğinizle gülersiniz. Depresyonda ise çökkünlük günün büyük kısmını kaplar ve iyi anlar giderek seyrekleşir. Hüzünde kendinizi tanırsınız, yalnızca yorgunsunuzdur. Depresyonda hastalar sık sık "ben bu değilim" der. Bir de zamana bakın. İkinci haftanın sonunda hafifleme başlamadıysa, hatta tablo ağırlaşıyorsa, bu artık hormonların oturmasını bekleyerek geçecek bir dönem değildir.

Belirtiler

  • Sürekli çökkünlük ya da boşluk hissi; bebeğe rağmen sevinç duyamama
  • Bebeğe bağlanamama, "onu yeterince sevmiyorum" düşüncesi
  • Bebek uyurken bile uyuyamama ya da her fırsatta uyuma isteği
  • Yoğun suçluluk, "kötü anneyim" inancı
  • Bebeğe bir şey olacağı korkusuyla aşırı kontrol ya da bebekten uzak durma
  • Bebeğe zarar geleceğine dair istenmeyen düşünceler
  • Kendine zarar verme ya da "olmasam daha iyi" düşünceleri

Bebeğe zarar geleceğine ilişkin istenmeyen düşünceler annelerde sanıldığından sık görülür ve çoğu zaman kaygının bir belirtisidir; anne bu düşüncelerden dehşete düştüğü için hekime söyleyemez. Söylemek tedaviyi başlatan şeydir; hiçbir hekim bu düşünceyi anneliğe engel saymaz.

Belirtiler neden fark edilmiyor?

Çünkü lohusalığın kendisi belirtileri gizler. Uykusuzluk zaten var. Yorgunluk zaten var. İştah düzensiz, bedende ağrılar, hormonlar dalgalı. Depresyonun bedensel belirtileri bu tabloya karışır ve çevre "her yeni anne böyle olur" der. Çevre bir yere kadar haklıdır da; fark, belirtinin kendisinde değil, süresinde ve şiddetinde gizlidir. Bebek nihayet uyuduğunda uyuyamamak, uykusuzluktan ayrı bir şeydir. Bebeğe bakarken hiçbir şey hissetmemek, yorgunluktan ayrı bir şeydir.

Tedavisiz kalırsa

Tedavisiz kaldığında doğum sonrası depresyon uzayabilir ve annenin bebekle bağını, emzirmeyi ve çiftin ilişkisini yıpratır. Tedaviyle belirtiler hafifler; düzelme kişiye göre değişen bir sürede gelir. Erken başvuru süreci kısaltır.

Burada bir şeyi açıkça söylemek isterim. Depresyondaki anne kötü anne değildir. Bebeğini ihmal eden anne de değildir. Çoğu anne depresyonun ortasında bile bebeğin her ihtiyacını karşılar; karşılarken hiçbir şey hissetmediği için de kendini suçlar. Yıpranan bağ, annenin sevgisizliğinden değil, hastalığın sevinci alıp götürmesinden kaynaklanır. Tedavi o sevinci geri getirir.

Tedavi

Hafif tablolarda psikoterapi ve uyku düzenlemesi yeterli olabilir; eşin gece bir öğün beslenmeyi üstlenmesi gibi somut düzenlemeler tedavinin parçasıdır. Orta ve ağır depresyonda ilaç tedavisi gerekir. Emzirmeyle uyumlu antidepresanlar vardır; süte geçen miktar çok düşüktür ve bebekte anlamlı etki bildirilmemiştir. Tedavisiz kalan depresyonun anne ve bebek için riski, uygun ilacın riskinden büyüktür.

Uyku neden tedavinin parçası?

Kesintisiz uyku, lohusalıkta en zor bulunan şeydir. Oysa depresyonu besleyen döngünün tam ortasında durur. Uykusuz anne daha çabuk çöker, çöken anne daha zor uyur. Bu yüzden ilk görüşmede eşle ya da evde yardım eden kişiyle konuşur, gece en az bir uzun uyku dilimini annenin alabileceği bir düzen kurmaya çalışırız. Sağılmış süt, mama, nöbet; yöntem aileye göre değişir. Basit bir öneri gibi görünür ama çoğu kez ilacın etkisini görünür kılan şey budur.

Depresyonun genel seyri ve tedavi seçenekleri için depresyon sayfasına da bakabilirsiniz; lohusalıktaki tablo aynı hastalığın özel bir biçimidir.

Acil bir tablo: doğum sonrası psikoz

Nadir görülür ama ertelenemez: genellikle ilk iki hafta içinde başlayan ağır uykusuzluk, aşırı hareketlilik, kafa karışıklığı, gerçek dışı inançlar ve bebeğe ilişkin tuhaf düşünceler. Bu tablo aynı gün psikiyatrik değerlendirme gerektirir. Ayrıntılı bilgi için gebelik, doğum sonrası ve menopoz sayfasına bakabilirsiniz.

Psikozda anne çoğu zaman durumunun farkında değildir. Bu yüzden burada görev yakınlara düşer. Doğumdan sonraki günlerde anne hiç uyumuyorsa, konuşması dağınıksa, bebeği hakkında size tuhaf gelen şeyler söylüyorsa, "biraz dinlensin" demeyin. Aynı gün bir psikiyatriste ulaşın.

Ne zaman başvurmalı?

Çökkünlük iki haftayı aştıysa, bebeğe bağlanmakta zorlanıyorsanız, uyuyabilecekken uyuyamıyorsanız ya da kendinize zarar verme düşünceniz varsa beklemeyin. Yardım istemek anneliğin başarısızlığı değil, bebeğiniz için yapabileceğiniz en doğru şeylerden biridir.

Kendinize sorabileceğiniz birkaç şey

Bu yazıyı okuyorsanız bir şeylerin yolunda gitmediğini zaten seziyorsunuz. Kendinizi tartmak için şu sorulara dürüstçe cevap verin. Doğru ya da yanlış cevap yok. Yalnızca sizin cevabınız var.

  • Son iki haftada günlerin çoğunda çökkün ya da boş hissettiniz mi?
  • Bebek uyuduğunda ve ortam sessizken siz uyuyabiliyor musunuz?
  • Bebeğinize bakarken sevinç, merak ya da şefkat gibi bir duygu geliyor mu, yoksa görev gibi mi yapıyorsunuz?
  • "Kötü anneyim" düşüncesi gün içinde kaç kez aklınıza geliyor?
  • Çevreniz "iyi görünüyorsun" dediğinde içinizden "bilmiyorlar" diyor musunuz?
  • Olmasanız herkesin daha rahat edeceğini düşündüğünüz oldu mu?

İlk beş soruda cevaplarınız sizi tedirgin ediyorsa değerlendirme için başvurmanız yerinde olur. Son soruya "evet" diyorsanız beklemeyin; bu düşünce kendi başına acil değerlendirme nedenidir. Zayıflık değil, belirtidir. Belirtiler tedavi edilir. Kaygı belirtileri ön plandaysa kaygı bozuklukları sayfası da size yakın gelebilir; lohusalıkta depresyonla kaygı sık sık birlikte gelir.

Yakınlar için

Bu yazıyı eş, anne ya da kardeş olarak okuyorsanız, sizin gözleminiz çoğu zaman annenin kendi anlatımından daha güvenilirdir. Anne "iyiyim" der. Siz bebeği kucağına verince yüzünün değişmediğini görürsünüz. Gözlemlediğinizi suçlamadan, kısa ve açık söyleyin: "Son haftalarda seni kendin gibi görmüyorum, birlikte bir hekime gidelim." Randevuya eşlik edin. İlk görüşmede annenin yanında olmanız hem öyküyü tamamlar hem de eve dönünce düzenlemeleri birlikte kurmanızı kolaylaştırır. Sık sorulan diğer konular için sık sorulan sorular sayfasına bakabilirsiniz.

Doğum sonrası depresyon kendiliğinden geçer mi?

Doğum sonrası hüzün iki haftada geçer. Depresyon ise tedavisiz aylarca sürebilir ve tekrarlayabilir. İki haftayı aşan belirtilerde değerlendirme önerilir.

Babalarda doğum sonrası depresyon olur mu?

Evet. Babaların yaklaşık onda biri doğumdan sonraki ilk yıl içinde depresyon yaşar; belirtiler sinirlilik, geri çekilme ve aşırı çalışma biçiminde görülebilir. Annedeki depresyon babadaki riski artırır; çiftin birlikte değerlendirilmesi yararlıdır.

Emzirirken antidepresan kullanılır mı?

Birçok antidepresan emzirmeyle uyumludur. İlaç seçimi bebeğin yaşı, annenin geçmiş tedavi yanıtı ve belirtilerin şiddetine göre yapılır. Kendi başınıza ilaç başlamayın ya da bırakmayın; kararı hekimle verin.

Doğum sonrası depresyon ikinci gebelikte tekrarlar mı?

Tekrarlayabilir; bir kez geçirmiş olmak sonraki doğumlarda riski artırır. Bu, ikinci gebeliğin önünde engel değildir. Gebelik planlanırken hekimle konuşulur, doğum sonrası için izlem ve gerekirse koruyucu tedavi önceden kararlaştırılır. Önceden hazırlanan anneler belirtileri çok daha erken fark eder.

Paylaş WhatsApp X LinkedIn

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesini gerektirir. Yazar: Uzm. Dr. Mürüvvet Topaloğlu, Psikiyatri Uzmanı.

Randevu

Kendi durumunuzu konuşmak isterseniz

Belirtileriniz için değerlendirme ve tedavi planı görüşmesi. Kadıköy Caddebostan muayenehanesi; ilk görüşme ve randevu süreci için sık sorulan sorular.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar hekim onayından sonra görünür; kişisel sağlık bilgisi paylaşmayın.