Psikoz: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Kişi yaşadıklarını gerçek olarak yaşar. Bu cümle basit görünür ama her şeyin anahtarıdır. Sesleri gerçekten duyar, takip edildiğine gerçekten inanır; anlattığı şey dinleyeni şaşırtır, anlatan içinse gün gibi ortadadır. Düşüncenin dağılması ve davranışın duruma uymaması da tabloya eklenebilir.
Aynı belirtiler pek çok zeminden doğabildiği için değerlendirme geniş tutulur: kan tahlilleri istenir, gerektiğinde beyin görüntülemesi yapılır, madde öyküsü ayrıntılı sorulur, tiroit ve enfeksiyon ile kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Hiçbiri atlanmaz.
Yakınıysanız şunu bilin: inancı tartışarak çürütmeye çalışmak işe yaramaz. Siz kanıt sundukça o uzaklaşır. Güveni korumak ve değerlendirmeye yönlendirmek, tartışmayı kazanmaktan çok daha fazlasını kazandırır.
Erken başvuru gidişi etkiler. Tedavisiz geçen süre uzadıkça toparlanma güçleşir, bu yüzden 'biraz bekleyelim, belki geçer' tutumu bu tabloda zaman kaybettirir.
Psikoz: karıştırıldığı durumlar
Aşırı hayal gücü, batıl inanç ya da kültürel inançlar psikoz değildir. Nazar boncuğu takan biri sanrılı değildir. Ayrım şu sorularla yapılır: inanç kişinin kendi kültüründe de olağandışı mı, işlevselliği bozuyor mu, kanıt karşısında hiç esnemiyor mu. Hepsi evetse tablo değişir; kültürün paylaştığı bir inanç, kişi işini ve ilişkilerini sürdürebiliyorsa, psikoz başlığı altına girmez.