Mani, duygudurumun aşırı yükseldiği dönemdir. Uyku ihtiyacı azalır ama yorgunluk hissedilmez, konuşma hızlanır, düşünceler birbirine yetişmez ve kişi kendini olağandışı güçlü, yetenekli görür. Para harcama, riskli yatırım, ani seyahat, cinsel dürtü artışı, tartışmaya girme sık görülür. İçgörü çoğu zaman kaybolur. Bu yüzden başvuruyu genellikle yakınlar yapar.
Mani: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
En güvenilir haberci uykudur. Kişi dört beş saat uyur, bazen hiç uyumaz ve ertesi gün yorgun olmak bir yana, her zamankinden daha enerjik ve daha konuşkandır. Uykusuzluğun yorgunluk yapmaması sağlıklı bir durumda beklenmez; yakınların ilk fark etmesi gereken işaret budur.
Konuşma da değişir. Ses yükselir, araya girilemez, konu konuya atlar.
Odaya genellikle iki kişi girer: hasta ve onu getiren yakını. Hasta "ben hiç bu kadar iyi olmamıştım" der, yakını ise iki haftadır doğru dürüst uyumadığını anlatır. Aylardır düşünülmeyen bir işe girişilmiştir, birikim bir günde harcanmıştır, tanımadığı insanlarla yakınlık kurulmuştur, belki işten ayrılınmıştır. Sonradan en çok yıkıcı olan şey çoğu kez hastalığın kendisi değil, o günlerde alınan kararların bıraktığı borç ve kırılan ilişkilerdir.
Erken başvuru bu zararı azaltır. Dönem kısa kesilirse hem borç hem kırgınlık daha az birikir.
Manik dönem geçince sıklıkla bir çökkünlük gelir ve kişi o dönemde yaptıklarıyla yüzleşir. Utanç bu aşamanın en ağır parçasıdır. Yakınların o günleri sürekli kanıt olarak hatırlatması işe yaramaz; işe yarayan, tedaviye bağlı kalmak ve erken uyarı işaretlerini birlikte öğrenmektir.
Mani: karıştırıldığı durumlar
Neşeli ve girişken bir dönemden nasıl ayrılır? İşlevsellikle: iyi bir dönemde kişi kazanır, manide kaybeder. Hipomaniden farkı derecedir; hipomanide işlevsellik korunur, manide bozulur ve içgörü gider. Uyarıcı madde kullanımı da neredeyse aynı tabloyu verebildiği için öyküde madde ayrıca sorulur.