Muayene ve değerlendirme terimleri
Yatkınlık
Yatkınlık, bir psikiyatrik tabloya eğilimi artıran kalıtsal ve gelişimsel etkenlerin toplamıdır. Kader değildir. Aile öyküsü olan çoğu kişide hastalık ortaya çıkmaz; çıkanlarda da tetikleyiciler ve koruyucu etkenler gidişi değiştirir. Aile öyküsünü sormanın nedeni suçlu aramak değil, riski ve tedavi yanıtını öngörmektir.
Yatkınlık: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Havuza neler girer? Aile öyküsü, erken yaşam koşulları, mizaç özellikleri ve bedensel etkenler. Bunların hiçbiri tek başına belirleyici değildir, hepsi birlikte sayılır. Aynı aile öyküsünü taşıyan iki kardeşten birinde tablo gelişirken ötekinde hiç görülmeyebilir, çünkü arada yaşanan tetikleyiciler ve koruyucu koşullar farklıdır.
Koruyucu tarafta neler var? Düzenli uyku, sosyal destek, madde kullanmamak, tedaviye bağlılık. Bunlar yatkınlığı silmez ama denklemin öteki ucunu ağırlaştırır. Aile öyküsü bu yüzden bir suçlama aracı değil, planlama aracıdır; yakınlarda bir ilaca alınan iyi yanıt, aynı seçeneğin kişide de değerlendirilmesi için ipucu olabilir. Bu bilgiyi vermekten çekinmeyin, kimseyi töhmet altında bırakmaz.
Yatkınlık: karıştırıldığı durumlar
Genetik belirlenim gibi anlaşılır; öyle değildir. Tek bir gen tek bir psikiyatrik tabloya yol açmaz. Etki pek çok etkenin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar ve çevre bu denklemin dışında değil, içindedir. 'Annemde vardı, bende de olacak' cümlesi bu yüzden bir öngörü değil, bir korkudur ve korkunun kendisi konuşulabilir.
Ayrıntılı bilgi