İlaç tedavisi terimleri
Bağımlılık
Bağımlılık, maddeyi ya da ilacı kullanmaya yönelik güçlü istek, denetim kaybı, doz artırma ve bırakma girişimlerinin başarısız olmasıyla tanımlanır. Antidepresanlar bu tanıma girmez; bırakırken kesilme belirtisi yaşamak bağımlılık değildir. Benzodiazepinlerde ise uzun süreli kullanımda risk gerçektir ve kullanım baştan planlanır.
Bağımlılık: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Kullanım yaşamın merkezine yerleşir. Diğer alanlar geriler.
'Bu ilaca bağımlı olur muyum?' Antidepresan yazdığım hemen her görüşmede bu soru gelir. Cevap hayır. Kişi ilacı özlemez, dozunu kendiliğinden artırmaz, elde etmek için çaba harcamaz; bırakırken zorlanmak bedenin uyum sürecidir ve bağımlılığın tanımına girmez.
Bu ayrımı bilmemek pek çok kişiyi gerekli tedaviden uzak tutar.
Benzodiazepinlerde durum farklıdır. Risk gerçektir ve uzun süreli kullanımda belirginleşir; bu yüzden bu grupta kullanım süresi en başta planlanır, düzenli gözden geçirilir ve azaltma kademeli yapılır. Reçete her yenilendiğinde aynı soru sorulur: hâlâ gerekli mi? Cevap evetse sürer, değilse azaltma başlar.
Alkol ya da madde öyküsü olan kişilerde seçim ayrıca dikkatle yapılır. Böyle bir öykü varsa görüşmede saklanmaması, tam tersine açıkça söylenmesi gerekir; ilaç seçimi buna göre değişir.
Bağımlılık: karıştırıldığı durumlar
Her gün ilaç almak bağımlılık mıdır? Değildir. Tansiyon ilacını her sabah almak alışkanlıktır, düzen gerektirir ama istek ya da denetim kaybı içermez. Bağımlılığı belirleyen başka şeylerdir: ilacı özlemek, dozu kendi kendine artırmak, zarar gördüğünü bile bile sürdürmek.
Ayrıntılı bilgi