Özgül fobi, belirli bir nesne ya da duruma karşı duyulan, gerçek tehlikeyle orantısız korkudur: iğne, kan, yükseklik, uçak, köpek, kapalı alan. Kişi korkusunun mantıksız olduğunu bilir, bu bilgi korkuyu azaltmaz. Kaçınma mümkün olduğunda yıllarca sorun çıkarmaz; tahlil, ameliyat ya da zorunlu bir uçuş gündeme geldiğinde başvuru olur.
Özgül fobi: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Korku tek bir hedefe kilitlidir. İğne, kan, yükseklik, uçak, köpek, asansör, kusmuk. Kişi korkusunun orantısız olduğunu bilir; bu bilgi korkuyu azaltmaz ve üstüne genellikle utanç ekler, çünkü çevre "kocaman adamsın, bir iğneden mi korkuyorsun" der.
Kaçınma mümkün olduğu sürece yıllarca sorun çıkarmaz. Başvurular çoğunlukla kaçınmanın imkânsız hale geldiği bir anda olur: bir tahlil, bir ameliyat, zorunlu bir uçuş, hamilelikte kan alma. Bu nedenle ilk görüşmede aciliyetin nereden geldiği ayrıca sorulur, çünkü hedef ve takvim oradan çıkar.
Kan ve iğne fobisinin kendine özgü bir yanı vardır. Diğer fobilerde kaygı yükselirken tansiyon da yükselir; burada tam tersine düşebilir ve kişi bayılabilir. Bu yüzden yapılan çalışma farklıdır, kas germe gibi tansiyonu destekleyen yöntemler eklenir.
Yükseklikten çekinen biri bunu rahatça anlatır, iğneden korkan biri çoğu zaman anlatmaz. Oysa iki tablonun mekanizması aynıdır. Fark toplumsal kabulde.
Tedavi korkulan şeyle kademeli ve planlı karşılaşma üzerine kurulur. Kolaydan başlanır. Kişinin onayı olmadan hiçbir adım atılmaz ve her basamakta kaygının kendiliğinden düştüğü görülür; bu görme, kişinin yıllardır kafasında taşıdığı felaket senaryosunu yavaş yavaş aşındırır.
Özgül fobi: karıştırıldığı durumlar
Yükseklikten çekinmek fobi midir? Hayır. Sağlıklı bir temkin ile fobiyi işlevsellik ayırır. Cam balkona çıkmak istemeyen ama gerektiğinde köprüden geçebilen kişi temkinlidir. Kan alınacak diye gerekli bir tetkiki yıllarca erteleten, hamilelikte tahlile gitmemek için bahane üreten kişi ise fobiyle yaşıyordur. Soru korkunun olup olmadığı değil, hayatınızdan ne götürdüğüdür.