Agorafobi, kaçmanın güç olduğu yerlerde bulunmaktan korkmaktır: metro, otobüs, köprü, kuyruk, kalabalık mağaza, sinema. Korkulan şey ortamın kendisi değil, orada kötüleşip yardım alamamaktır. Sıklıkla panik ataklardan sonra gelişir ve yaşam alanını sessizce daraltır; kişi yolu uzatır, saat seçer, yanında biri olmadan çıkmaz.
Agorafobi: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Liste şaşırtıcı derecede çeşitlidir. Metro, otobüs, köprü, tünel, sinema, kuyruk, büyük mağaza, kuaför koltuğu. Bu yerlerin ortak noktası nedir? Hemen çıkamamak. Korkulan şey mekân değil, o mekânda kötüleşip yardım alamamaktır.
Çoğu zaman bir ya da birkaç panik atağın ardından gelişir. Kişi yolu uzatır, saat seçer, yanında biri olmadan çıkmaz, zamanla evden çıkmayı tümüyle bırakabilir. Çevre bu değişimi ev sevgisi ya da içine kapanıklık olarak okur; oysa kişi evde olmayı sevdiğinden değil, dışarıda kötüleşmekten korktuğundan evdedir.
Kendinizde böyle bir daralma fark ettiyseniz, son bir yılda gitmeyi bıraktığınız yerleri bir kâğıda yazmak işe yarar. Liste genellikle sanılandan uzundur.
Tedavi kaçınılan durumların kademeli olarak geri alınmasıyla yürür. Sıra sizinle birlikte belirlenir ve kolaydan başlanır: önce iki durak, sonra kalabalık olmayan bir saatte daha uzun bir yol. Her adımın yanında güvence davranışlarının da azaltılması gerekir, yoksa kazanım kalıcı olmaz; yanınızda biriyle binilen metro, tek başına binilen metroyla aynı dersi vermez.
Agorafobi: karıştırıldığı durumlar
Sosyal kaygıyla karışır, çünkü ikisinde de kişi kalabalıktan uzak durur. Korkunun içeriğine bakınca ayrılır. Sosyal kaygıda korkulan şey başkalarının değerlendirmesidir; rezil olmak, kızarmak, yanlış bir şey söylemek. Agorafobide korkulan şey kötüleşip kaçamamaktır; insanlar fark etmese bile korku yerinde durur. Aynı kişide ikisi birlikte de bulunabilir ve o zaman ikisi de ayrı ayrı çalışılır.