Derealizasyon

Çevrenin gerçekdışı, sahte ya da camdan bakılıyormuş gibi görünmesi. Renkler soluklaşır, sesler uzaktan gelir. Yoğun kaygıda, panik atak sırasında ve travma sonrasında görülür. Kişi çoğu zaman "aklımı kaybediyorum" diye korkar; oysa bu belirti aklın kaybı değil, aşırı uyarılmaya karşı bir tür kapanmadır.

Nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Derealizasyonu yaşayan kişi çevreyi olduğu gibi görür ama gerçekliğine inanamaz. Ev tanıdıktır fakat yabancı gelir, renkler soluklaşır, sesler uzaktan duyulur, sanki camdan bakılıyormuş gibi bir mesafe oluşur. Kişi genellikle bu durumu anlatmaktan çekinir, çünkü kendisine deli denmesinden korkar.

Belirti en sık yoğun kaygı ve panik atak sırasında görülür, travma sonrasında ve uykusuzlukta da olur. Sağlıklı kişilerde aşırı yorgunlukta kısa süreli yaşanabilir. Sürekli hale geldiğinde ve günlük yaşamı etkilediğinde ayrıca değerlendirilir.

Klinik olarak değeri, gerçeği değerlendirmenin bozulmamasındadır. Kişi bunun bir his olduğunu bilir, bu bilgi korunur. Bu yüzden derealizasyon bir psikoz belirtisi değildir ve bu ayrımı kişiye anlatmak kaygıyı belirgin biçimde azaltır.

Karıştırıldığı durumlar

Psikozla karıştırılır, en çok korkulan karışıklık budur. Ayırt eden nokta içgörüdür: derealizasyonda kişi algısının değiştiğini bilir, psikozda ise algıya inanılır.

Bu konuda blog yazıları