Kaçınma davranışı

Kaçınma davranışı, kaygı veren durumdan uzak durarak elde edilen rahatlamadır. Kısa vadede işe yarar. Uzun vadede tersine çalışır, çünkü kaçınılan her durum bir sonraki karşılaşmada daha korkutucu görünür ve yaşam alanı sessizce daralır; metroyu bırakan kişi bir süre sonra otobüsten de vazgeçer. Kaygı tedavisinin omurgası, kaçınmayı kademeli olarak geri almaktır.

Kaçınma davranışı: nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Kaçınma her zaman göze çarpmaz. Metroya binmemek açık bir kaçınmadır; ama kalabalık saatleri seçmemek, yanınızda hep bir yakınınızı götürmek, çantada ilaç taşımak ya da sinemada çıkışa yakın oturmak da aynı işi yapar. Bunlara güvence davranışı denir. Kaçınmanın gizli biçimidir.

Neden bu kadar güçlü? Çünkü her kaçış anında kaygı düşer ve beyin şu dersi alır: uzak durmak işe yarıyor. Ders yerleştikçe alan daralır.

Siz muhtemelen kaçındığınız şeyleri bir liste olarak görmüyorsunuz. Yıllar sonra kişi neden kaçındığını bile anlatmaz, yalnızca yapamadıklarını sayar: köprüden geçemiyorum, asansöre binemiyorum, tek başıma alışverişe çıkamıyorum. Listenin başındaki korku çoktan unutulmuştur.

Bu yüzden tedavi kaçınmayı geri almakla yürür. Geri alma kolaydan zora doğru, sizin onayınızla ve sürpriz olmadan planlanır; kimse sizi bir sabah kalabalık bir metroya bindirmez. Hedef kaygının hiç çıkmaması değil, kaygı çıktığında orada kalabilmenizdir.

Kaçınma davranışı: karıştırıldığı durumlar

Temkinli olmakla kaçınmak dışarıdan aynı görünür: ikisinde de kişi bir şeyi yapmaz. Ayrım gerçek tehlikenin varlığında. Buzlu yolda araba kullanmamak gerçek bir riski azaltır. Panik atak geçiririm diye kalabalık alışveriş merkezine girmemek ise gerçek olmayan bir riski büyütür ve her seferinde yaşam alanından bir parça daha koparır. Sorulacak soru şudur: bu durumdan uzak durmak beni neyden koruyor?

Bu konuda blog yazıları