Hiperventilasyon

Hiperventilasyon, gereğinden hızlı ve yüzeysel solumadır. Kanda karbondioksit düşer; ellerde ve dudak çevresinde uyuşma, baş dönmesi, görme bulanıklığı, göğüste sıkışma ortaya çıkar. Panik atakta bu belirtiler kalp krizi sanılır, korku büyür ve soluma daha da hızlanır. Solumanın yavaşlatılması, özellikle nefes vermenin uzatılması, belirtileri dakikalar içinde geriletir.

Hiperventilasyon: nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Hızlı soluma kaygı anında kendiliğinden başlar. Kişi bunu fark etmez. Fark ettiği şey sonuçlarıdır: ellerde ve dudak çevresinde karıncalanma, baş dönmesi, görmede bulanıklık, göğüste sıkışma ve boğulma hissi, bunların hepsi kalp ya da akciğer sorunu gibi yaşandığı için korku hızla büyür. Mekanizma aslında basittir. Gereğinden fazla soluyan kişi karbondioksiti aşırı atar, kanın asit dengesi kısa süreliğine bozulur ve damarlar daralır. Belirtiler tehlikeli değildir ama son derece rahatsız edicidir; panik atağın dakikalar içinde tırmanmasında bu halkanın payı büyüktür.

Müdahalenin yönü de buradan çıkar. Soluma yavaşlatılınca belirtiler geriler. Özellikle nefes vermeyi uzatmak işe yarar, çünkü sorun az hava almak değil fazla hava almaktır; bu yüzden derin nefes almaya çalışmak çoğu zaman tabloyu ağırlaştırır ve kişi iyi niyetle yaptığı şeyle kendini daha kötü hisseder.

Hiperventilasyon: karıştırıldığı durumlar

Nefes darlığı ve göğüs sıkışması söz konusu olduğunda ilk akla gelen astım ve kalptir, bu da yanlış bir sıra değildir. İlk kez yaşandığında acile gitmek doğru davranıştır. Bedensel nedenler dışlandıktan sonra, aynı belirtilerle tekrarlayan ataklarda hiperventilasyon düşünülür; tetkiklerin temiz çıkması burada kişiyi hayal kırıklığına değil, bir açıklamaya götürmelidir.

Bu konuda blog yazıları