Uyku hijyeni, uykuyu destekleyen günlük alışkanlıkların bütünüdür: sabit kalkma saati, yatağı yalnız uyku için kullanmak, akşam kafeini kesmek, karanlık ve serin bir oda. Basit kurallardır. Yerleşmiş bir uykusuzluğu tek başına çözmez; asıl işi, tedavinin geri kalanının üzerine oturacağı zemini hazırlamaktır.
Uyku hijyeni: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Kurallar kısa bir listedir. Sabit kalkma saati, yatağa yalnız uykulu gitmek, akşam kafeinden uzak durmak, karanlık ve serin oda, yatakta telefon yok. Hepsi tanıdık gelir. Tam da bu yüzden küçümsenir.
Siz de belki denediniz: birkaç gün uyguladınız, uyku gelmedi, "işe yaramıyor" deyip bıraktınız. Haklısınız, tek başına yaramaz. Uykusuzluk yerleştiğinde bu kurallar sorunu çözmez; tedavinin öteki adımlarının tutunabileceği zemini kurar, zemin olmadan o adımlar da havada kalır.
En çok atlanan madde sabit kalkma saatidir. Yatma saatini zorlamak işe yaramaz. Uyku emirle gelmez. Kalkma saatini her gün aynı yere sabitlemek ise gün boyu biriken uyku baskısını düzenler ve ertesi gece uykunun zorlanmadan, kendiliğinden gelmesini sağlar.
Hafta sonu geç kalkmak düzenin en sık bozulduğu yerdir. Cumartesi öğlene kadar uyunan bir sabah, pazar gecesini uzun bir uyanıklığa çevirir.
Uyku hijyeni: karıştırıldığı durumlar
Uyku hijyeni bir tedavi değildir; uyku ilacıyla ya da uykuya dalma tekniğiyle aynı rafa konmaması gerekir. O, tedaviyi mümkün kılan çerçevedir. Kurallara uyduğunuz halde uyku düzelmediyse eksik olan sizin çabanız değil, planın henüz başlamamış olan geri kalanıdır.