Aşırı uyarılmışlık

Bedenin sürekli alarmda kalması. Ani sese irkilme, kapıya arkası dönük oturamama, çıkışı kollama, kolay sinirlenme, uykuya dalamama. Tehlike geçmiştir ama alarm kapanmaz. Yakınlar bunu "huysuzlaştı" diye okur; oysa kişi dinlenemiyordur.

Nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Aşırı uyarılmışlıkta beden tehlike geçtikten sonra da alarmda kalır. Ani bir ses irkiltir, kapıya arkası dönük oturmak rahatsız eder, kalabalıkta çıkış aranır, uykuya geçmek zorlaşır. Kişi sürekli tetikte olduğu için akşama çok yorgun varır.

Çevre bu tabloyu genellikle yanlış okur: huysuzlaştı, sinirli oldu, bizden uzaklaştı. Oysa kişi dinlenemiyordur. Sinirlilik bitkinliğin sonucudur, karakter değişikliği değildir; bu ayrımı yakınlara anlatmak evdeki gerginliği azaltır.

Uyku bu tablonun hem parçası hem çoğaltıcısıdır. Uykusuz gece ertesi gün irkilmeyi artırır. Artan gerginlik bir sonraki geceyi bozar. Halka böyle kapanır. Bu nedenle travma tedavisinde uyku ayrı bir hedef olarak ele alınır.

Karıştırıldığı durumlar

Kaygı bozukluğuyla karıştırılır. Ayırt eden nokta öyküdür: aşırı uyarılmışlık belirli bir olaydan sonra başlar ve çoğu zaman yeniden yaşantılama, kaçınma gibi diğer travma belirtileriyle birliktedir.

Ayrıntılı bilgi

Bu konuda blog yazıları