Dissosiyasyon

Dissosiyasyon, bilinç, bellek ve kimlik arasındaki bağın geçici olarak kopmasıdır. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemek, yol boyunca ne yaptığını hatırlamamak, olayı duygusuz biçimde anlatmak bu kopuşun görünümleridir. Dayanılmaz bir deneyim karşısında zihnin devre dışı bırakma yoludur. Travma öyküsü olanlarda sık görülür. Tedavi planını doğrudan etkiler.

Dissosiyasyon: nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Hafif biçimleri herkeste olur. Arabayla eve gelip yolu hiç hatırlamamak, bir sayfayı sonuna kadar okuyup tek kelime almamak gibi. Travma bağlamında ise kopuş daha derindir: kişi olayı duygusuz bir sesle anlatır, zamanın nasıl geçtiğini bilmez, bazı bölümleri hiç hatırlamaz ve bu boşlukları kendisi de ancak sorulunca fark eder.

Bu bir kaçış değildir. Dayanılmaz bir deneyim karşısında zihnin kendini devre dışı bırakma yoludur. O anda korur. Sonrasında sorun yaratır, çünkü işlenmemiş bir anı geride kalır ve beden onunla yaşamaya devam eder.

Dissosiyasyonun varlığı tedavi planını baştan belirler. Belirgin dissosiyasyon varsa travma anısına doğrudan ve hızlı yaklaşılmaz; önce kişinin şimdiki zamanda kalmasını destekleyen çalışma yapılır, görüşme odasında ayakları yere basan, nefesini ve çevresini fark eden bir kişiyle ilerlenir. Bu sıra atlandığında görüşmeler kişiyi yeniden dağıtabilir.

Dissosiyasyon: karıştırıldığı durumlar

Dalgınlıkla aynı şey mi? Değil. Dikkati dağınık kişide bilgi hiç alınmaz; dinlemediği için hatırlamaz. Dissosiyasyonda ise yaşanan an kaydedilmemiş gibi geride bir boşluk bırakır, kişi orada olduğunu bilir ama o süreye dair hiçbir şey bulamaz. Unutkanlıktan da bu niteliğiyle ayrılır: unutulan şey bir zamanlar bilinmiştir, dissosiyasyonda o an zihne hiç işlenmemiştir.

Ayrıntılı bilgi

Bu konuda blog yazıları