Yeniden yaşantılama

Yeniden yaşantılama, travmatik olayın hatırlanması değil, yeniden yaşanmasıdır. Görüntü, koku, ses ya da bedensel duyum olarak geri gelir; kişi geçmişte kaldığını bilse bile beden buna inanmaz ve o anda orada olduğunu hisseder. Deprem sonrası bir kamyon sesi, kaza sonrası bir fren sesi tetikleyebilir. Belleğin olayı düzgün kaydedememesinin sonucudur ve travma tedavisinin ana hedeflerinden biridir.

Yeniden yaşantılama: nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Hatırlayan kişi geçmişe bakar. Yeniden yaşayan kişi o anın içine düşer. Fark budur. Anı görüntü, koku, ses ya da bedensel bir duyum olarak gelir ve beden gerçek bir tehlike varmış gibi tepki verir: kalp hızlanır, kaslar kasılır, kaçma isteği doğar.

Tetikleyiciler çoğu zaman beklenmedik ve sıradandır. Deprem sonrası bir kamyonun geçişi, kaza sonrası bir fren sesi, bir hastane kokusu, belirli bir müzik. Kişi bağlantıyı fark etmediği için tepkisini anlamsız bulur ve kendini kontrolsüz sanır; çevresi de aynı yorumu yapınca utanç eklenir.

Nedeni belleğin olayı düzgün kaydedememesidir. Anı bütünleşmemiş parçalar halinde kalır. Bu parçalar geçmişe ait bir etiket taşımadığı için her geri gelişlerinde şimdiki zamanmış gibi yaşanır ve beden her seferinde o günkü alarmı yeniden kurar.

Travmaya yönelik tedavilerin hedefi tam olarak bu parçaların birleştirilmesidir. Anı işlendiğinde kaybolmaz; geçmişe ait bir anı olarak yerine oturur ve kamyon sesi yeniden sadece kamyon sesi olur.

Yeniden yaşantılama: karıştırıldığı durumlar

Kötü bir anıyı hatırlamak herkesin başına gelir, kaybı ya da kazayı düşünüp üzülmek de öyle. Yeniden yaşantılama bundan şimdilik hissiyle ayrılır. Kötü bir anı hatırlanırken kişi nerede olduğunu bilir, odada oturduğunun farkındadır. Yeniden yaşantılamada bu bilgi kısa süre için kaybolur; kişi bir an kendini o günün içinde bulur, beden de ona eşlik eder.

Ayrıntılı bilgi

Bu konuda blog yazıları