Obsesyon

İstenmediği halde zihne gelip yerleşen, rahatsız edici düşünce, imge ya da dürtü. Kişi bunları kendi değerlerine yabancı bulur ve utanır, bu yüzden yıllarca kimseye anlatmaz. Takıntı sessizlikte büyür. Bulaşma, kuşku, simetri, dini içerikli düşünceler, yakınına zarar verme imgeleri sık görülür. Düşüncenin akla gelmesi onu istemekle aynı şey değildir.

Nasıl görünür, ne zaman önemlidir

Obsesyonların içeriği kişiyi en çok utandıran kısımdır. Bulaşma ve kuşku düşünceleri anlatılabilir; ancak yakınına zarar verme imgeleri, dini içerikli küfür düşünceleri ya da istenmeyen cinsel içerikli düşünceler çoğu zaman yıllarca kimseye söylenmez. Kişi bu düşünceleri kendi arzusu sanır ve kendini kötü biri olarak görür.

Oysa obsesyonun tanımı gereği kişi bu düşünceleri istemez. Zihne kendiliğinden gelir, kişinin değerlerine aykırıdır ve bu aykırılık tam olarak sıkıntının kaynağıdır. Bir düşüncenin akla gelmesi onu istemekle aynı şey değildir; bu ayrımı anlatmak tedavinin ilk adımlarından biridir.

Obsesyon yalnız düşünce biçiminde olmaz. Bir görüntü, bir dürtü ya da bedensel bir his olarak da gelir. Ortak nokta zihne dayatılmış olması ve kişinin onu uzaklaştırmaya çabalamasıdır. Bu çabanın kendisi düşünceyi güçlendirir, çünkü zihin bastırılan şeye daha çok döner.

Karıştırıldığı durumlar

Sıradan endişelerle karıştırılır. Ayırt eden nokta içeriğin kişiye yabancı gelmesi ve uzaklaştırma çabasıdır: endişe eden kişi düşüncesini kendine ait bulur, obsesyonu olan kişi düşünceden kurtulmaya çalışır. Psikoz sanrısından da ayrılır; obsesyonda içgörü korunur.

Ayrıntılı bilgi

Bu konuda blog yazıları