Kompulsiyon, obsesyonun yarattığı sıkıntıyı azaltmak için yapılan ve yapılmadığında huzursuzluk veren davranış ya da zihinsel eylemdir. Yıkamak, kontrol etmek, saymak, dua etmek, içinden tekrarlamak bunların en bilinenleridir. Rahatlama gerçektir. Ama geçicidir ve her tekrar obsesyonu besler, bu yüzden tedavinin temeli davranışı yapmadan sıkıntıya dayanmayı öğrenmektir.
Kompulsiyon: nasıl görünür, ne zaman önemlidir
Siz de kapıyı kilitlediğinizi bildiğiniz halde dönüp bir daha baktıysanız, kompulsiyonun nasıl bir şey olduğunu az çok tanıyorsunuz. Fark şurada: kompulsiyonu olan kişi bunu bir seçim gibi yaşamaz. Zorunluluk gibi yaşar. Yıkamak, kontrol etmek, saymak, sıralamak, içinden dua etmek ya da bir cümleyi tekrarlamak; hepsi obsesyonun yarattığı sıkıntıyı düşürmek için yapılır ve yapıldığında gerçekten rahatlatır, bu yüzden davranış hızla yerleşir.
Sorun rahatlamanın kısa ömürlü olmasında. Her tekrar, obsesyonun tehlikeli olduğu inancını bir kez daha doğrular ve sonraki sıkıntıyı büyütür. Süre uzar. Ritüeller birbirine eklenir. Günün hatırı sayılır bir bölümü bu işlere gider.
Peki dışarıdan hiçbir şey yapmıyor görünen kişide kompulsiyon olabilir mi? Olur, hem de en çok gözden kaçan biçimiyle. Kişi içinden sayar, içinden kontrol eder, rahatsız edici bir görüntüyü zararsız bir görüntüyle değiştirmeye uğraşır ve bunu yıllarca kimseye söylemeden sürdürebilir. Tedavi planı yapılırken bu gizli biçimler ayrıca sorulur, çünkü sorulmadıkça anlatılmaz.
Kompulsiyon: karıştırıldığı durumlar
Titiz bir insanla kompulsiyonu olan insanı yan yana koyun. İkisi de düzenli görünür. Titiz kişi düzenden hoşlanır, bozulduğunda canı sıkılır ve geçer. Kompulsiyonu olan kişi ise davranışı yapmazsa huzursuz olur ve bir şey olacağından korkar; yapmak zorunda hisseder. Tikten de ayrılır: tikin önünde bedensel bir his vardır, kompulsiyonun önünde bir düşünce ya da korku bulunur.